İncelemeden ziyade görüş belirtmek isterim. Kolay okunmayan ama yüreğe mukabil bir kitabı idi üstadın. Kitap Taha'nın Kitabı ve Gül Muştusu olarak iki kısımdan oluşmakta. Taha'nın kitabı kısmındaki metaforlar o kadar güçlü ki doğru mu bilmiyorum ancak ben okurken Hanzala ile Taha arasında bir bağ kurdum. Sanki Taha, Hanzala'nın mensur hali imiş gibiydi. Sayfalar arasında gezerken bir ruh gibi, Hanzala'nın ya da Taha'nın ruhu gibi gezdim o kentte. Özellikle aşağıdaki 56. Sayfada;
"Kızgın küllerini savuruyor
Bu ölü şehrin üstüne
İşte bu şehre alıştı Taha
Kırağı çalmış evlerine
Kışlarında terlediği üşüdüğü yazlarında
Bu şehre alıştı Taha
Gül açmayan baharlara
Yaprak düşmez sonbahara
Kurbansız bayramlara
Öğle öten horozlara
Ancak geceleri rastlanılan köpeklere
Tütün kokan kedilere
Kesin kesin alıştı."
İkinci kısım Gül muştusu. Muştu, müjde...
Salat onun üzerine, güllerin efendisine olsun. Gül muştusu elbet gelecek. Bu mübarek gecede manevi hissi derinlerde hissettirene hamd olsun.
"Gül gelecek
Kıyamet demek gülün geri gelişi demek
Gül peygamber muștusu peygamber sesi."
Gözlerim dolu dolu nefesimi tutarak okudum. İçimden kaç defa dua ettim bilmiyorum bir öğretmen adayı olarak benim de minik bir canın ömrüne dokunabilmiş olmayı nasip etsin rabbim diye. Her şey bir öğretmeni sevmekle başlar. Doğan Cüceloğlu'nun bir sözü vardır ''Öğretmenlik yapan öğrenci görür karşısında. Ama öğretmen olmuş olan canlar görür karşısında.'' diye. Tam özeti. Her öğretmen ve öğretmen adayı okumalı.
Bosna savaşı..
Savaş değil katliam, vahşet. İnsanlıktan çıkmış, vicdani duygularını kaybetmiş kasapların oyunu. 20. Yüzyılda ve modern, insan hakları savunucusu Avrupanın gözü önünde. Bir kez daha kanıtlanır ki batı asla medeni olamamıştır.
Kitap savaştan bir kesit sunuyor. Kulin'in okuduğum ikinci kitabı. Dil ve akıcılık iyi düzeyde. Ancak anlamadığım şey savaşta en çok zulüm gören Müslüman Boşnaklar iken yazar sadece sırpları suçlamış, hırvatları bir nevi hafifletmeye çalışmış. Müslümanlara yapılan işkencelere şöyle ayıp olmasın diye değinilirken hırvatların atası stejonun dere kenarında sevgilisiyle sahneleri bile uzun uzadıya anlatılmış. Ancak kitap için verilen emek büyük.
Zalimin zulmüne dur diyen yiğitlerin olduğu, zulmün çekindiği bir dünya olması dileğiyle...
Okuduğum şiir kitapları arasında dizelerini en samimi bulduğum, en sıcak, derin anlamlı ve manidar olan kitaplardan birisiydi. Okurken çok keyif aldım. Okuyacaklara şimdiden iyi okumalar.
Kitap hacim olarak ince ancak mesaj olarak gayet yoğun. Okurken aklıma Gazalinin "Vefatından sonra insanların seni ne kadar çabuk unutacaklarını bilseydin kesinlikle hayatını Allah'tan başkasını razı etmek için yaşamazdın." sözü geldi. Ölüm herkesin başına gelir ama her insan ölümü farklı bir şekilde yaşar, herkes kendi çevresinin içinde ölür.
Nasıl ÖlünürEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202224,3bin okunma