Nur

"Gerginlik ve hüsranlarimizin çoğu, olmadığımız biri gibi davranma yönündeki zorlama ihtiyaçlardan kaynaklanyor," diye yazmış Hans Selye. Negatif düsüncenin gücü, inanmak istediğimiz kadar güçlü olmadığımızı kabul etme gücünü gerektirir. Kendimizi ısrarla görmeye çalıştığımız güçlü insan imaji, bir zayıflığı gizlemek için yaratilmis bir imajdir. Bir insan güçlü olmasina ragmen yardima ihtiyaç duyabilir, hayatin bazi alanlarinda saglam durup bazi alanlarinda caresizlik ve kafa karışıklığı yasayabilir. Yapabilecegimizi düsündügümüz her seyi yapmamiz mümkün degildir. Hastaliga yakalanmis birçok insanin, bazen çok gecikerek fark ettigi üzere, kafalarinda yarattığı güçlü ve yıkılmaz insan imajina ulasma çabasi strese yol açmakta ve iç uyumu bozmaktadir.
Sayfa 335
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Dejeneratif nörolojik rahatsızlıklardan kansere ve otoimmün hastalklara kadar hemen her ciddi hastalik; kategorisi açısından, duygusal olarak yorucu aile ilişkileri risk faktörü olarak tanımlanmaktadır. Burada amaç ebeveynleri veya önceki nesilleri ya da eşleri suçlamak değil , sağlığımız açısından tehlike arz eden inançlardan kurtulmamızı sağlamaktır. "Negatif düsüncenin gücü" pembe gözlükleri çıkartıp atmayı gerektirir. Buradaki anahtar, başkalarını suçlamak degil, kisinin kendi iliskilerinin sorumluluğunu üstlenmesidir.
Sayfa 334
Kişinin , iliski dinamikleri, suç ve bağlılık ihtiyaçları, başarı hırsı, patron korkusu veya sıkılma korkusu güdüsünde hareket ettiği sürece özerk olması mümkün değildir . Bunun sebebi basittir: Kişi herhangi bir şeyin güdüsünde olduğu müddetce özerklik imkânsizdir. Rüzgârla savrulan bir yaprak misali, güdülenmis insan da kendisinden daha güçlü kuvvetlerin kontrolü altındadır.
Sayfa 322
Sayfa özeti
Johns Hopkins tıp öğrencileri ve Harvard lisans öğrencilerinin yürüttüğü araştırmalardada ebeveynlerinden şefkat görmeyen insanların yüzde 90’ının hasta olduğu görülmüştür.Araştırmacılar, “Sevilme hissiyle ilgili basit ve doğrudan oranlar sağlık durumuyla hayli ilişkilidir” sonucuna varmıştır.
Sayfa 271
Ciddi hastalıklar geçiren yetişkinlerin erken çocukluk döneminde duygusal yoksunluk çekmiş olması tıp ve psikoloji literatüründe yer alan çarpıcı sayıda araştırma ile de doğrulanmaktadır .İtalya’da yürütülen bir çalışmada genital kanserli kadınların ebeveynlerine karşı sağlıklı kontrol grubunda yer alan kadınlardan daha az yatkınlık hissettiği yansıtılmıştır.Bu kadınlar duygularını serbestçe açığa vurmak konusunda da tutuklardı.
Sayfa 270