Yazarın Tess isimli kitabını okumuştum, bu kitabı aldıktan sonra aynı yazar olduğunu fark ettim ve belli bir önyargıyla başladım. Çünkü Tess çok trajik, zayıf ve iç karartıcıydı. Çılgın kalabalıktan uzak beni gerçekten şaşırttı. Bitirdikten sonra hangisinin önce yazıldığına bakınca şaşırdım, çünkü Çılgın Kalabalıktan Uzak Tess’ten sonra yazılmıştır diye düşünmüştüm. (Tess öylesine zayıftı ki yazdıktan sonra haline üzülüp bir de daha iyi bir hayat yaşayan karakter yazayım diye düşünmüştür dedim) Tess gerçekten çok trajik ve zayıf bir karakterdi iki karakter arasında büyük bir fark ve aynı zamanda tarif edemediğim bir benzerlik var, hatta bu sadece Batsheba özelinde değil kitabın tamamında geçerli.
Batsheba’nın hayatına ve olgunlaşmasına eşlik etmek hoş, bazen karmaşık (Batsheba’nın bazı düşünce ve davranışlarını beğenmedim ama sonradan düşündüm onlar Tekâmül yolculuğunun bir parçasıydı) okuması keyifli ve sonu mutlu biten bir deneyimdi. Ben daha güçlü karakterler okumayı seviyorum o yüzden tamamına keyifli diyemiyorum ama yazıldığı dönemde kadınların toplumdaki yeri ve hakları düşünüldüğünde iddialı bir konu ve iddialı bir karakter.
Bu tarz kitaplarda sevdiğim şeylerden biri karakterlerin derin yazılması, yaşananların yıllar içinde gerçekleşmesi ve bunun okumayı daha keyifli ve gerçekçi hale getirmesi, o döneme gitmek ve gerçekten hissetmek.
Gabriel Oak bekledi, sabretti, çalıştı, çok bekledi, güzel bekledi, bazen geniş geniş bekledi ve sonunda istediğini aldı.