Henüz ruhunu doyuracak, içindeki boşluğu bütünüyle dolduracak bir şey yaşamadığına inanıyordu. Bir aşk, bir arkadaşlık, kendini adayacağı bir amaç, bir uğraş.
Varlıkların en temel niteliğinin ne olduğunu sorgulatan güneşli günler vardır. Hiçbir ikramiyenin isabet etmediği piyango biletleri gibi günler vardır. Hatıraların bıçak kadar keskin kenarlarında ışığın bir an parlayıp sonra kaybolduğu günler vardır.
Halis Bey'in sınırların, çitlerin dışında bir asıl ülkesinin, yurdunun olduğunu, orada hayatın daha zor, daha karmaşık ve daha gerçek olduğunu düşünüyordu Ayşe.