"Akıl sahibi vakitlerini şöyle üç kısma taksim eder: Bir kısmını Rabbine niyaz ve asar-ı kudretini tefekkürle geçirir, bir kısmını ilerisi için ne gibi ameller yapıp yapamadığının hesabını nefsine sormakla geçirir, diğer kısmını da yiyip içmesinde haram ve helali gözeterek ihtiyacının temini yolunda sarf eder.
Akıl sahibi zamanına dikkatli olup neyi, ne zaman yapacağını bilmelidir. Lisânını boş şeylerden muhafaza etmelidir. Kim ki söylediği sözün bir amel olduğunu ve onun hesabını vereceğini düşünürse az konuşur.
Rabbi ile çok konuşan, insanlarla az konuşur bilmez misin?"
"Kalp sırrına erenler neler yapar bilir misin?
Susarlar.
Kızmazlar.
Küsmezler.
Kırmazlar.
Kırılmazlar.
Her şeyde bir güzellik bulurlar.
Hiçbir şeyi insandan bilmez, her şeyi Rabbinden bilirler.
Her şeyi O'ndan umup beklerler.
Susarak konuşurlar. Öyle konuşurlar ki asırlar dinler onları..."
"Yüklerimi attım kalbimden. Adımladım kalbin sahillerinde. Açıktı gönül denizim. En büyük limana kulaç attım dua dua. En büyük limana vardım soluk soluğa. En güçlü kapıya yanaştım yorgun ve bitkin. Yalnızlık fırtınasının savurmasıyla ulaştım tüm yokların 'Var'ına..."