esra v.

Sen öyle bir Sultan'ın memleketindesin ki O'nun emri azametli, kudreti şedid, maddî-manevî askeri boldur. İradesi cari, hükmü hudutsuz, hâkimiyeti bâkidir. Saltanatı daim, ilmi dakik, hikmeti bâliğ, kazası âdildir.
Sayfa 74 - Sufi kitap
Reklam
"Ömrün bana mehtabı ve yıldızlarısın sen" Cenap Şahabettin
Eğer idealimiz Türk istiklâlinin noksansız gerçekleşmesi seviyesini tutturmuşsa gözümüzü serçelerden ayırmayalım. Onlara, o minicik kuşlara kafeste yaşamadıkları (yoksa yaşatılamadığı) için mi, neden, ehlileşmemiş, yani vahşi diyoruz. Serçeleri bahane ederek hayatın vahşet gölgesi altında idamesini teklif etmiyorum. Teklifim insanın içine alındığı kafesin reddine dairdir. Bize ilk bakışta vahşeti seçmenin kafesi reddetmekten daha kolay olduğu fikri yakın gelir. Dilimize sarf edeceğimiz dikkat ahlâkımızı doğrudan baskı altına alır. Hangi fikre kapılacağımız hangi fikrin isabetli olduğu gerçeğinden daha ön sırada yer almamalıdır. İsmet Özel istiklalmarsidernegi.org.tr/IsmetOzel?Id=94...
Bize basiret bahşedildikten sonra körlükten, vuslat nasip olduktan sonra firkatten, menzile yaklaşmışken geri döndürülmekten, hidayetten sonra dalâletten, imandan sonra küfürden Allah'a sığınırız; yalnız Allah'a.
Sayfa 58 - Sufi kitap
Allah kuluna kâfi değil mi? Zümer, 39/36
Sayfa 92 - sufi kitap