esra v.

Hoca yanında torunlarından bir, bazen iki tanesini de bulundururdu. Zeki fakat yaramaz çocuklardı. Onlara hem kızar hem de " Çocukların ruhları büyük ama cesetleri küçük. Onun için ruh cesetleri hoplatıyor, yerlerinde duramıyorlar" derdi.
Sayfa 55 - Dergâh Yayınları, Ahmet Kumkum Hoca
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Rahmetli Numan Efendi gibi ders okutana ben hiç rastlamadım. Belki muallimlik de yapmış olmasından neşet ediyordu; bilgi aktarma, takip, teşvik, disiplin açılarından mükemmeldi. Farzları öğretirken Kur'an'daki delillerini ezberletmeyi hiç ihmal etmezdi. Meselâ, "Namaz farzdır, delilin: 'Fe-sübhanellalâhi hîne tümsûne ve hîne tusbihûn'..
Sayfa 41 - Dergâh Yayınları, Kutuz Hoca hocasını anlatıyor.
Okuduğu Arapça ibarelerden biri de şu idi: "Li'd-du'âi cenahâni: Eklü'l-helâli ve sıdkû'l-mekâli" ( Duanın iki kanadı vardır: Helal yemek, doğru söylemek)
Sayfa 28 - Dergâh Yayınları, Kutuz Hoca'nın Babası
Babaannemle bugün hastanedeyiz uzun uzun sohbet ettikten sonra ben biraz uyuyayım dedi birden kızım senin kitabın var mı yanında, diye sordu, sıkılırım diye endişe etmiş olmalı, her durumda çok şey öğretiyor...
- E, peki benden sonra ne olacak bu topraklar? - Bilmem. Satılır belki. Yazlıkçılar çok para veriyor. Hamit Efendi'yi çileden çıkaran bu işte. Kükremeye başlıyor: -Toprak sayılmaz efendi, satılmaz. Milyon verseler satmayacaksınız. Kıtlık zamanı sizi kim doyuracak. Ulan bir teneke altın verseniz bir ekmek alamazsınız.
Sayfa 150 - Dergâh