Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Eğer bir kadın başörtüsü kullanmak isterse bunu hür iradesiyle kendi kullanmalıydı. Ne ailesinin zoruyla ne de toplumun… Ama sanki iki tür inanç vardı. İlkindeki insanlar, sadece Tanrı’ya inanıp onunla kendi mahreminde yaşadığı bir bağ kuruyordu. Bu insanlar öyle bir bağ kuruyorlardı ki başkalarının inançlarıyla değil, sadece kendi inançları ile ilgileniyorlardı. Onlar için başkaları yoktu, sadece Yaradan ve kendileri vardı. İkincisinde ise Tanrı’ya inanırken Tanrıcılık oynama vardı. Tanrı’ya inanırken bir yandan da Tanrı olmaya çalışıyorlardı. Yani kendi inançlarını sizin inancınızın önüne koyup her zaman sizi izliyor ve hadsizce yargılıyorlardı. Sanki kendileri hiç yokt, hep başkaları vardı. Başkalarının günahları sevapları ve inanç dereceleri… Kendi inançlarından ziyade başkaları ile ilgileniyorlardı bu insanlar. Bu yüzden Tanrı’ya inananlar değil Tanrıcılık oynayan insanlar çok tehlikeliydi. Ne yazıkki sayıları da çoktu.
Ama insanlar kadınların işini zorlaştırmayı her zaman kolaylaştırmaya tercih ederlerdi. Çünkü kadın erkeğin gücünü tehdit ederdi, bu yüzden ne olursa olsun bedeni de, düşünceleri de, kıyafetleri de kontrol altına alınmalıydı.