Annemi Anladım. Kendisini sevmeyenin acısı da olmazdı öfkesi de… İnsanın bir ömrü, gökkuşağının yedi rengi vardı ve dünyadan başka dünya yoktu. Annemi bir daha sevdim. Gökyüzünü gördüm aynaya baktım. Şimdi gidip kentin en kalabalık yerinden hayata gülümseyeceğim.
Kendilerinin olan tek sözcük yok dillerinde, öyle çok konuşuyorlar ki...
Bir söz insanın neresinden doğar dersiniz?
Dilinden mi, yüreğinden mi, aklından mı? Düşlerinden mi yoksa gerçeğinden mi?
Ve kaç kapıdan geçip yerini
bulur bir başka insanda?
Yerini bulur mu gerçekten? Sözü
yasaklamalı Ömür hanım yasaklamalı...
Kimsenin kimseyi
anlamadığı bir dünyada söz boşluğu dövmekten başka ne
işe yarıyor ki?
Olanağı olsa da insanların yürekleri konuşabilseydi dilleri yerine, her şey daha yalansız, daha içten
olurdu.
Aklı silmeli diyorum insan ilişkilerinden. Yanılıyor muyum? Olsun.
Yanıldığımı biliyorum ya...