Evrim Çatak

Bazen etraftaki masalardan yükselen konuşmalara kulak veriyorum ve onlardan epeyce daha büyük olmama rağmen, sanki ben de bir üniversite öğrencisiymişim gibi yapıyorum. Kitaplar taşıyorum ve pipo içmeye bile başladım. Bu aptalca bir şey belki ama laboratuvara gidip geldiğim için, kendimi üniversitenin bir parçası gibi hissediyorum. 
Reklam
Onların şiir, bilim ve felsefe- Shakespare ve Milton; Newton, Einstein ve Freud; Eflatun, Hegel ve Kant, ve adları zihnimde büyük bir kilisenin canları gibi yankılanan tüm diğer kişiler - hakkında konuştuklarını duymak bana müthiş bir heyecan veriyor. 
Sayfa 77·Kitabı okudu
Edebiyat
Laboratuvardaki işim bitince üniversitede dolanıp durmamam gerektiğini biliyorum, ama genç erkeklerin ve kadınların ellerinde kitaplarla oradan oraya gittiklerini görmek ve onların öğrendikleri şeyler hakkında konuştuklarını duymak beni çok heyecanlandırıyor. 
Sayfa 76·Kitabı okudu
Alıntı
İnsanların okuduğunu bildiğim için bu ilerleme raporlarını yazmak benim açımdan giderek daha zor bir hal alıyor. Bunları bir süre için kendime saklasam belki de daha iyi olacak. Dr. Stauss’a  soracağım. Bu konu beni neden böyle birden rahatsız etmeye başladı acaba?
Sayfa 66 - Koridor yayınları·Kitabı okudu
Psikoloji
Kanser Sebebiyle Ölen Erma Bombeck'in Ölmeden Önceki Yazısı Hayatımı yeniden yaşayabilseydim eğer;Hastayken yatağa girer dinlenirdim.Ben olmadığım zaman her şeykötüye gidecek diye düşünmezdim..Gül şeklindeki pembe mumu saklamaz yakardım..Daha az konuşur, ama daha çok dinlerdim..Yerler kirlense, masa örtüm lekelense bile daha çok arkadaşımı akşam yemeğine davet ederdim..Oturma odasında TV seyrederken, patlamış mısır yer. Yerler leke olacak diye korkmazdım.. Bana gençliğini anlatmaya çalışan dedeme daha çok vakit ayırırdım.. Kocamın sorumluluklarını daha çok paylaşırdım..Saçım bozulmasın diye, arabanın camının açılmasını önlemezdim..Eteğimin lekelenmesine aldırmadan çimlere otururdum..TV seyrederken daha az, hayata bakarken daha çok ağlar ve gülerdim.. Ömür boyu garantilidir denilen hiçbir şeyi satın almazdım..Hamileliğimin bir an önce sona erip, doğum yapmayı dilemek yerine, hamile olduğum her anın tadını çıkarır ve içimde bir canlı yaratmanın ne kadar harika olduğunu fark ederdim.. Bu o kadar nadir bir olay ki.. Mucize gibi bir şey..Çocuklarım beni öpmek istediklerinde, asla "Önce git ellerini yüzünü yıka" demezdim.. Onlara daha çok "seni seviyorum", ondan da daha çok "özür dilerim" derdim..Ama başka bir hayat verilseydi en çok yapacağım şey; her dakikasını değerlendirmek olurdu..Dikkatle bak.. Gerçekten gör.. Yaşa.. Vazgeçme..Küçük şeyler için şikayet etmekten vazgeç..Bana benzemeyenler, benden daha çok şeye sahip olanlar ve kimin ne yaptığı beni ilgilendirmezdi..Bunun yerine, ilişkilerimi güçlendirmeye çalışırdım..Sahip olduğunuz ruhsal, fiziksel ve duygusal her şey içinşükredin..Tek bir hayatınız var ve bir gün sona eriyor..Umarım her gününüzü değerlendirirsiniz.."
Hayata Dair
Reklam