Jane Austen-Emma #Kitapyorumu
****
"Gerçi shakespeare, 'gerçek aşkın yolu hiçbir zaman pürüzsüz değildir' demiş"
****
Selamm...Kitapla beraber 2020 yapımı filminden de bahsetmek istiyorum çünkü kitabı okumaya karar verişim pekte başarılı bulmadığım filmi sayesinde oldu. Dönemsel bir film arayışı içerisindeyken Jane Austen'in kitabından uyarlama olduğunu görünce bir şans vermek istedim. Filmin hikayeyi güzelce aktarmak yerine göze hitap eden estetik çekimler yapma kaygısı öne geçmiş gibiydi. Filmi yine de sevdiğimi söyleyebilirim bir şans verebilirsiniz. Ama hikayenin güzel anlatılmayıp eksik olduğu hissini veriyordu bu da kitaba merakımı arttırdı ve alıp okumaya başladım. Kitap Austen'in akıcı ve samimi anlatımıyla hemen aktı zaten ve bir oturuşta bitirdim. Yazarın diğer kitaplarından da aşina olduğumuz dik başlı kadın profili ve evlilik konusu burada da var. Kitabın başrolü evliliğe karşı olan Emma Woodhouse...evliliğe karşı olmasına rağmen oldukça çöpçatan...Kafasında eleştirdiği kişilerin akıllarına girerek onları birbirine aşık etmeye çalışıyor. Ve onun yanlış tutumlarını devamlı uyaran Emma ve babasının aile dostları ve aynı zamanda komşuları Mr.Knightley... Kitap yanlış anlaşılmalar ve entrikalarla ilerliyor. Oldukça sürükleyici bir kitaptı.Jane Austen kitaplarının beğeniyorsanız mutlaka buna da bir fırsat vermelisiniz. Ve Mr.Knightley bir Mr.Darcy kadar olmasa da bu kitapta okumaktan epey keyif aldığım bir karakter oldu.
Not:Kitabın birde bbc yapımı bir mini dizisi var başarılı bir uyarlama olduğu söyleniyor benim izleme listemde.Siz de bu kitabı sevdiyseniz bir bakabilirsiniz
"Hayatı anlamıyorum işte," diye sızlandı Nora
"Hayatı anlaman gerekmiyor.Yaşaman yeterli."
****
Herkese Merhaba!!! Terapi masraflarımı üstlenen kitaplarımdan biri Matt Haig'in kaleme aldığı Gece Yarısı Kütüphanesi yorumuma hoşgeldiniz...
Tamamen tesadüfi bir şekilde en ihtiyacım olan bir dönemde karşılaştık bu kitapla hayatınızda değiştirmek istediğiniz kararlarınızı sorguladığınız veya paralelevrenlere ilgi duyuyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız.
Kitap hayal kırıklıkları ve hüsranla dolu hayatına intihar ederek son vermeye karar vermiş Nora ile başlıyor. Sonra kendini bir kütüphanede buluyor ve pişmanlık duyduğu bazı şeyleri değiştirmiş olsaydı neler olurdu bunu görmek için hayatının farklı koşullardaki alternatiflerinde geziyor ve en doğrusunu bulmaya çalışıyor.
Nora'yı ait olduğu hayatı ararken okumak bize de kendi hayatımızı sorgulamaya itiyor. Kitabı okurken defalarca keşke benimde böyle bir deneyim yaşama fırsatım olsaydı diye düşünmeden edemedim. Kitabın yazım dili sebebiyle eleştiriler aldığını gördüm kitap edebi bir dille değil gayet samimi ve akıcı bir dille yazılmıştı. Bu aksine benim çok hoşuma gitti kitapla daha kolay bir bağ kuruyorsunuz.
Şunu da söylemeden geçmek istemiyorum bu kitabı seviyorsanız mutlaka Veronika Ölmek İstiyor ve Kahve Soğumadan Önce kitaplarını da seversiniz.