Yayvan taş merdivenin her basamağına askerler dikilmişti. Bunlar akıllarını kaçırmış gibiydiler. Yeni icat edilmiş birkaç saat içinde benliklerine dal budak sarmış bir kinin pençesindeymişler gibi, merdivenden inenleri tekmeliyor, tüfeklerinin dipçikleriyle dövüyorlardı.
" Halkımın sadakatinin bedelini hayatımla ödeyeceğim. Her zaman sizlerle birlikte olacağım. Ulusumuza ve yazgımıza imanım var. Bizim yapamadığımızı başkaları başaracak ve çok geçmeden yeniden açılan büyük yollarda özgür insanlar yürüyerek daha güzel bir toplum inşa edecekler. Çok yaşasın halkımız! Çok yaşasın işçiler! Bu benim son sözümdür. "
Gómez, "Kamuoyu kaldırmaz bunu," diye yanıtladı. "Ülkede demokrasi var. Diktatörlük değil bu, asla da olmayacak."
Miguel, "Öyle şeylerin başka ülkelerde olup bittiğini sanırsınız hep," dedi. "Ta ki bizim de başımıza gelinceye kadar."