aslında benim neyi istediğimi biliyor musun? hepinizin canı cehenneme gitsin! rahatlık, sakinlik istiyorum! kendi huzurum için bütün dünyayı beş paraya satarım ben. beni kıyametin kopmasıyla çaysız kalmam arasında bir seçime zorlasalar dünyanın batmasını umursamaz, çayımdan vazgeçmeyeceğimi haykırırdım.
Öyle bir çağa denk geldik ki, geçmişe özlem duyuyoruz hep. Ne güzelmiş eskiden bazı şeyler: İnsanlar, dostluklar, sevişmeler hatta sokaklar ve evler. Yakup Kadri, "Gönül kırmaktan daima ödüm kopmuştur. Çünkü, elimden böyle bir kaza çıktığı vakit asıl kırılıp dökülen benim gönlüm olmuştur." der. Böyle insanlar kaldı mı? Belki bir avuç...
“maviyi soruyordun, gözlerimden yüzüme yayılan maviyi mi
bir renk değildir mavi huydur bende
ve benim yetinmezliğimdir,
ve herkesin yetinmezliğidir belki
denecektir ki bir süre
ve denenecektir
bir akşamüstünü düşünmek bir akşamüstünü düşünmekten başka nedir ki
gönül gözü görendedir,derinler mavidir…”
Edip Cansever