Ben çocukken mahallede top oynadığımız küçük bi alan vardı. Bi binanın önünde top koştururduk. Yan binanın birinci katındaki amca da her defasında bize kızar, azar çekerdi. O zamanlar anlamazdım neden bize kızdığını. Şimdi odamda kitap okurken sokaktan gelen çocuk seslerine bende rahatsız oluyorum. Sanırım genç yaşta kocadım
1920’ li yıllarda İtalya’da faşist politikalara verilen destek giderek yayılırken, Faşist Parti’den bir yetkili, sosyalist bir köylüyü Faşist Parti’ye katılması yönünde ikna etmeye çalışıyormuş.”Bu nasıl olabilir?” demiş potansiyel aday:”Nasıl katılabilirim ki partinize? Babam bir sosyalistti, dedem bir sosyalistti. Faşist Parti’ye asla katılamam.” “ Bu nasıl bir akıl yürütme?” demiş faşist yetkili,” Eğer baban bir katil, deden bir katil olsaydı ne yapacaktın?” “Ha o zaman,” demiş bizim sosyalist köylü,”elbette, teceddütsüz Faşist Parti’ye katılırdım”