Kendi kendimize “Mezun olduğumda mutlu olacağım,” deriz. Şu terfiyi aldığımda, bu diyetle kilo verdiğimde ya da ebeveynlerimin geçmişte olamadığı kadar zengin olduğumda mutlu olacağım. Bu tür düşünceye psikologlar “koşullu mutluluk” adını verir. Ama bu da aynı ufuk çizgisi gibidir. Kilometrelerce yürüsen de asla ona ulaşamazsın. Ona yaklaşman bile mümkün değildir.
Bundan sonra sözde feci bir sonuçla karşılaşmaktan korktuğunda, dürtülerini kontrol edemediğinde ve hâkimiyeti yitirdiğinde o korktuğun felaketin kaynağı haline gelebileceğini hatırla.
Yine Fazıl Say gibi isimlerin çıkışı Ulu Önder Atatürk'ün başlattığı hareketin neticesidir. Tekrarlayalım: Bunu "Büyük Adam" başlattı. Biz de ona layık bir şekilde devam ettirmeliyiz.
Yeteneklerine göre insanları alıp eğitme sistemini reddettiler. İçinde "her şeyi bilen" insanlar yetiştirecekleri okullar kurdular. Laf! Tabii ki öyle bir şey olmuyor.