Seni görünce kalbimin çarpmasından mı, başka türlüsünü kendime yakıştıramadığımdan mı, yapacak daha iyi bir işim olmadığından mı, yine de ardından yürünecek bir sen kaldığından mı, ne fark eder dedim. Takıldım peşine adımlarımı adımlarına uydurdum.
Duyulmamış siteminden hevesin yorgun, gözlerin ferinden, dilin neşesinden azalmış, verdiği sözleri tutamamış insanlara benziyordun. Doğum günlerinden keder duyanları kendimden bilirim.
Sorsam nereden geldiğini söylerdin de nereye gideceğini bilmez gibiydin. Heyecanını, tadını, tılsımını yitirmiş bir seyyah boş gözlerle yeni bir şehre nasıl bakarsa, doğduğun yere öyle bakıyordun.