…Af dileyeceği kadın ölüverince birdenbire beyninden vurulmuşa dönen, gidip avluda düzenlenen cenaze törenini uzaktan uzağa izleyen, ondan sonraki günlerde de ah cahil kafam, neden elimi çabuk tutmadım, şimdi ben ne yapacağım, şimdi ben ne yapacağım diye diye delirecek hâle gelen bir adamın hikâyesiydi bu. Hayatın sihre başvurmadan, hayatın mucizeye ihtiyaç duymadan ya da akla gelebilecek daha başka ve daha çapraşık usûlleri kullanmaya lüzum bile görmeden, sadece olağan akışıyla bir insana haddini bildirmesine dairdi…
Beni seversin diye mükemmel olmayı o kadar çok istedim ki! Ama yaptığım hiçbir şey seni memnun etmedi. Hep daha fazlasına zorladım kendimi. Bu beni daha da çaresiz hissettirdi. O kadar çok yanlış yapıyorum ki asla mükemmel olamayacakmışım gibi hissettim.