Bir sabah ansızın gelen koca bir “dava” içinde debelenen K. Kitap bilinmez bir dava üzerinden yol alıyor ve belirsizlik hali yayılmış durumda. Kitapta bahsedilen davanın somut bir suç veya gerçeklik olduğu kanısında değilim. İnsan haklılığını arayıp kendini kaybetmesi yerine kaçmalı, beraati yerine benliğini savunmalı. İnsan davasında ki yargıcı da düzeni de kendine zararsız olduğu ölçüde tanımalı. İnsan düzenin içinde kara bir hortum gibi her bir ruhu kendine çeken bir davanın peşinden değil de ruhunun esaret altına alınmaması için koşmalı. Durmadan. Düzen mi ? Değişir belki ? Son söz Alber Camus’tan olmalı ; “ Düzen isteği aynı zamanda ölüm isteğidir , çünkü yaşam düzenin aralıksız çiğnenmesidir. “