Tek çırpıda okuduğum, içimde derin bir his bırakan kitap. İçerik ve ilerleyiş olarak sonunu merak ettiğim bir öykü oldu. Öykünün sonunda ise şunu anladım ki ; bazen aradığımız şey düşündüğümüz kadar ulaşılmaz veya uzakta değildir. Aradığımız şey, tam da o an kendimizizdir. Ve kendi içimde ki bilinmeyen adayı aramak için yola çıkacağım ilk gün, bugün olacak...
Beni çok fazla etkileyen bir kitap oldu. İdam; herhangi bir suçun karşılığında ceza olarak nitelendirilen bu kelimenin anlamını hiç bu denli hissetmemiştim. Kitabın son sayfalarında kitabı bırakmayı düşündüm, o hisler bana öyle bir tesir etti ki uyanamayacağım bir rüyadaydım sanki. Kitapta öyle güzel mesajlar vardı ki, bu mesajları kendime ve insanlara unutturmamak için tekrar tekrar okuyacağım bir başucu kitabım oldu.
Sabahattin Ali öyle güzel öyle gerçek tasvir ediyor ki karakterleri hiç bir abartıya yer vermeksizin, kahraman yakıştırması yapmaksızın, melek gibi günahsız izlenimi vermeksizin ; sadece olduğu gibi..
kitabı bitirdiğimde öylece kaldım. Etkilendim, sarsıldım. İçimde öyle bir yerde kaldı ki Kuyucaklı Yusuf, tanımlayacak kelime yok haznemde. İçimde bir his gibi, bir yumru gibi.
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Kopernik Yayınları · 2019210,5bin okunma
Zeze... Benim masum, küçük haylazım. Acını, kırgınlığını tam içimde hissettim, bendeymiş gibi. Keşke seni daha önce tanısaydım. Seninle geç tanıştım ama hep seninle kalacağım...
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,1bin okunma
Bir sabah ansızın gelen koca bir “dava” içinde debelenen K. Kitap bilinmez bir dava üzerinden yol alıyor ve belirsizlik hali yayılmış durumda. Kitapta bahsedilen davanın somut bir suç veya gerçeklik olduğu kanısında değilim. İnsan haklılığını arayıp kendini kaybetmesi yerine kaçmalı, beraati yerine benliğini savunmalı. İnsan davasında ki yargıcı da düzeni de kendine zararsız olduğu ölçüde tanımalı. İnsan düzenin içinde kara bir hortum gibi her bir ruhu kendine çeken bir davanın peşinden değil de ruhunun esaret altına alınmaması için koşmalı. Durmadan. Düzen mi ? Değişir belki ? Son söz Alber Camus’tan olmalı ; “ Düzen isteği aynı zamanda ölüm isteğidir , çünkü yaşam düzenin aralıksız çiğnenmesidir. “