Füruğ'un hep aynaya bakarak ağladığı geliyor birden aklına. Belki ruhunu görmeye çalışıyordu bedeninden, belki ruh yalnızca ağlarken görünür oluyordur! Neden aynaya bakarak ağlıyordu?
İnsan sevgilisine bakarken zihni de hatırlamayı sürdürüyor değil mi Şahi? Ama ikimizin zihninde kaydolan kareler acaba ne kadar aynı? İki sevgilinin zihnindeki kayıtlar ne kadar benzer birbirine? Bazen bunu derin derin düşünüyorum biliyor musun? Şahi'nin zihnindeki Füruğ filminde, gerçeğin hangi kayıtları var, hangileri siliniyor? Etrafımızdaki insanlarla, en sevdiklerimizle hatıralarımız yavaş yavaş siliniyorsa eğer, geçmişteki kendimiz de silinmiyor mu benliğimizden? Kendimize dair gerçek bildiklerimiz dezamanın ruhu tarafından kemirilmiyor mu? Kertenkelenin kuyruğu gibi, kopan zamanın kopardığı parçalarımızın yerine yenileri geliyor ama o yenileri, eski parçalarımızın aynısı olmuyor hiç. Hayat yeterince acı çektirmek, ruhumuzdan parçalar koparmak için hep tetikte bekliyor. Yeterince acı çektikten sonra da göçüp gidiyoruz şu alemden.
Kendimi bir sümüklüböcek gibi hissediyorum. Bahçemizdeki sümüklüböceklerin üstüne tuz dökerdi annem ölsünler diye. Ben çığlıklar atar, annemin elini ısırırdım, sonra o kolumdan tuttuğu gibi savurur odaya kilitlerdi b eni. Üstüne tuz dökülünce eriyip suya dönüşürlerdi, varlıklarından hiç iz kalmazdı o ufak su birikintisinden başka. Bu şehirde herkes üstüme tuz dökmek için fırsat kolluyor, ama benim için çığlıklar atıp kendini paralayan kimse yok!
Benim asi ve avare ruhum içim dünyanın hiçbir köşesinde sığınak ve huzur yok. Hayatım geçsin istiyorum, bu yükü bir an evvel maksada götüreyim diye yaşıyorum.
En çok ihtiyaç duyduğumuz yerde tek etmeye başlıyor hayat bizi Şahi, çünkü işte o bağlanıp tutunduğumuz yer, incelmeye başlıyor zaman geçtikçe. Sevdiğimiz yerden hırpalamaya başlıyoruz herkesi, her şeyi. O yüzden istemiyorum bu bağları. Tek başıma dengede durmak istiyorum. Tutunmak alışmayı getiriyor, alışmak birden düşüşü. O düşüşe dayanamıyorum. Sen, bu hayatta tutunduğum tek varlık, beni hem ayakta tutan hem azıcık öteye gitmeye kalksan, azıcık uzağıma düşsen uçuruma yuvarlayacak olan.