"Ömrümün tarihine not"
Puan vermedi·240 syf.··
2025 44. kitabı
"Tanımayanlar tanısın, tanıyanlar içinden bir iç çeksin diye yazıyorum. Anadolu’nun bacısı, Nazile Serna OnurBenim candostum. Hatunun elhamdülillahı. Herkes bu kitabı okurken muhtemelen yarini düşünmüştür lakin benim aklıma ise yalnızca sen geldin Serna’m. Bir kez bile ya bir kez bile yahu ruhumu senin karşında çırılçıplak etmemişken, hiç bir yarımı açıkça göstermemişken, sen benim gönül kabemi hep gördün be. Hırçınlığımın perde arkasını bildin, kelamımda çok susuşumu okudun. Gülerken dahi gözlerimde ki hüznü gördün. Her daim özümü gördün, ben kaybolmuşken dahi. Anacığımı bile senin kadar yormamışken, sen benden hiç vazgeçmedin. Bir kez dahi satmadın. Aksine en tehlikeli yerlere giderken ya önüme geçtin, ya da yanımda yürüdün. Kitaptaki o hamilelik sahnesi, ne kadar tanıdık değil mi bizim için ? Askerliğimde bile ilk ziyarete gelen sendin. İçerdeyken hıçkıra hıçkıra ağlayan sendin. Bir kez bile sevmemezlik etmedin beni, seni üzdüğüm zamanlarda bile. Gönül kabemde hiçbir zaman diken bırakmadın. İncitmedin beni can dostum. Aksine, dikenleri canın pahasına çıkarmaya çalıştın. Hep kızardın ya bana "Hiç bir şey sağlığından önemli değil, kalbini daha da hasta etme. Ne olursun olsun bu hayatta nefes alacaksın. Gerekirse başını eğ, başlıcam onuruna senin. Korkak ol bir kez de ne olmuş" derdin. Ben de "Kızım ölürüm eğilmem, son nefesimde dahi mücadele olur tek derdim" derdim. "Ahh aptal çocuk işte hala çocuk. Ne yapacağım ben seninle çocuk" derdin! Şimdi olsaydın ne çok kızardın bana. Eskiden çok üzülüyordum biliyor musun, erkenden beni bırakıp göç ettiğin için. Sen sığındığım tek dağımdın, can dostumdun lakin artık kızmıyorum. İyi ki böyle bir zamana denk gelmedin. Son zamanlarda o mavi mektubunu sık sık okuyorum.Biraz daha duygusala bağladım. Yoksa vuslat mı yakın ? Keşke…
Sırlarım İpte Asılı Kaldı BalımAygün Kevrina · Kor Kitap · 2025132 okunma
Kitap Tahlilim
10/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2023 10. kitabı
Ben feride... Talih hiç gülmedi yüzüme. Gülücükler saçarken içi kan ağlayan, Hep bir umut verip olmayan umudun peşinde koşan talihsiz... Ahhh feride... Okuyalı uzun zaman oldu ama, halen kitaplığımda gördüğümde aynı duyguları aynı acıyı sanki yeniden yaşıyor gibiyim. kitap içerik olarak feridenin doğumundan evliliğine kadar olan yaşamına değiniliyor. Ayrıyeten Feridenin asıl dramida evliliğinde başlıyor yani okurken etkilenmemek elde değildi. Bu kitap bana ne yazikki kadın olmanın zorluğunu bir kez daha yeniden hatırlattı, özelikle belli başlı cografyalarda kadın olmak gerçekten zordur. Erkektir yapar, erkektir söver, erkektir aldatır, her hak onlara mübah gösterilken, kadına eğ başını, kır dizini otur evinde, kocan ne derse O olur, acaba kadin ne yapti da haketti bunları gibi sözlerden, açıkçası bu zihniyetten oldum olası nefret etmişimdir. Ama hayatta ne yazikki böyle şeyler yaşanıyor ahh feride.. Ben okurken çok üzüldüm bi yerlerde böyle şeylerin gerçekten yaşanmış olması çok üzücü, yazarimizdan okuduğum ilk kitap olmasına rağmen dilini, akiciligini, O duygu geçişlerini inanilmaz beğendim. gayet güzeldi, her sayfasını merak ederek okumuştum. Ayrıyeten Kitabın ilerleyişine yönelik tahminde bulunmaniz olanaksız ters köşe yapan bi kitaptı kısacası çok güzeldi sizde Mutlaka vakit ayırıp okuyun. Yazarımız kalemine emeğine sağlık.
Ben, FerideMehmet Emin Altan · Müptela · 202166 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2023 228. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2023 22:32
Merhaba arkadaşlar. Hepimize mümkün olduğunca iyi akşamlar ve iyi geceler dilerim. Normal şartlar altında yazara ait serimizi sonlandırmıştık lakin güzel bir cumartesi sabahı tazesiyle elime böyle bir eser geçince bunu mutlaka değerlendirmem gerektiğini düşündüm. İyi ki de öyle yapmışım. Kitaba ise ilginç bir biçimde başlıyoruz. Bunlardan birisi de yazarın bu eseri basılmaya değer bulmadığı bir trunk novel olarak değerlendirmesi. Çünkü yazarken eserin çok iyi olduğunu ama bittikten sonra ise berbat olduğunu söylüyor. Bu tıpkı bazı durumları yaşarken çok güzel gelmesi ama geriye dönüp baktığında bunların insanın midesini bulandırması gibi. Blaze ise kitapta karşımıza çıkan Clayton Blaisdell karakterinin lakabıdır. Eserde hem çocukluk hem yetişkinlik dönemi konu edinildiği için bir yerde kafa karışabilir. Yazarın da eserini çok fazla beğenmediği için devamını getirmediğini ve erken bitirdiğini düşünüyorum. Tüm kazancını bağışlama sebebi de bir çeşit özür olabilir. Ancak yine de ben beğendiğimi hatta biraz çocuksu bir dille yazdığı için etkilendiğimi, bir yerden sonra da karaktere karşı içimdeki öfkenin dindiğini hissettim. Bunun temel sebebi ise Blaze dediğimiz haydudun saflığının seviyesi oldu. Gerçi buna saflık denir mi bilmiyorum ama başka kelime de bulamadım. Bebek için alışveriş yaptıktan sonra eve gidip bebek mamasının tadına baktığı kısım beni benden aldı. Dedim geçmiş olsun. Tabii aramızda bebe bisküvisi yemeyen var mı hatta yirmili otuzlu yaşlarında olup hala seven dahi vardır diye düşünüyorum. Hikaye ise çok garip bir noktada başlıyor. Bir hırsızlıkla başlıyor yani ama bir an kendimden şüphe ettim. Nasıl? Ford olması lazım, çalmak için eski ve takip edilmeyecek bir araba arıyorlar. Arıyorlar diyorum ama aslında tek kişinin aradığını öğreniyoruz. Fight Club
Yüzyılın Suçlusu BlazeStephen King · İnkılap Yayınları · 2009543 okunma
7/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2023 227. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2023 11:12
Merhaba arkadaşlar. Ve elveda... Son Stephen King kitabını da bu vesileyle geride bırakmış olduk. Zaman bir şekilde geçiyor öyle değil mi? Yazarı okumak ne kadar mutlu ediyorsa bir süre sonra okunacak kitabı kalmayacağını bilmek de o kadar üzüyor. Bazen hiç bitmese kitapları diyorum ama bu saçma bir hayal tabi biliyorum. Kurduğumuz kaç hayal gerçek oldu onun da farkındayım o yüzden çok da uzatmıyorum. Mutlu bir cumartesi ve pazar diliyorum hepimize sadece. Kitap ise hep daha evvel okuduğum bir hikaye gibi geldi gözüme. Dile kolay yazarın tam 77 kitabını geride bırakmış olduk. Hal böyle olunca tanıdık gelmesi kadar normal bir durum yok bence. Konusu ise eşcinsel olan insanlara yaklaşım odaklı oluşturulmuş. Şimdi arada fark olan şöyle bir fikrimi belirteyim. Eşcinseller ölsün, yerlerde sürünsün gibi düşünmedim, düşünmüyorum çünkü beni ilgilendirmiyor. Beni ilgilendiren bir durum yok bu alanda. Nasıl yaşamak istiyorlarsa öyle yaşasınlar. Daha evvel de benzer şekilde fikrimi belirtmiştim. Ben bir kedi kostümü giyer ve kediyim diye konuşursam büyük ihtimalle uzun süre akıl hastanesine yatırılırım. Hayatında bir kere bile çocuk doğurmamış, sancısını çekmemiş, her ay regl olup kıvranmamış birinin çıkıp ben kadınım demesi her şeyden öte kadınlara hakarettir. Kadınlar kendilerine bu hakareti kaldırabiliyorsa bu onların sorunudur. Ben bunu kabul etmiyorum ve etmeyeceğim. Başkası başka şekilde düşünüp kabul edebilir. O da onun düşüncesidir, saygı duyarız ama uzak dururuz. Diğer yandan bu eşcinsel hadi buna saldıralım, bunu öteleyelim, bunu ayrıştıralım düşüncesinde de değilim. Bir insan belirli bir fikirdedir, onunla fikirlerim uyuşmuyorsa kendisinden uzak dururum. Ne ona ne de kendime zarar vermem. Bunu fiziksel olarak bir şiddete geçirmek ise tam manasıyla aptalca bir mantık.
YükselişStephen King · İnka Yayınları · 2022538 okunma
8/10
·752 syf.··
Beğendi
·
2023 226. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2023 21:31
Merhaba arkadaşlar. Kitapta kaç karakter var hiç dikkat ettiniz mi? Kitaplardaki karakterlere dikkat ediyor musunuz bunu da sorayım. 70 tane vardır herhalde karakter bu kitapta. Ortalama 10 sayfada yeni bir karakter düşüyor payımıza diyebilir. Yazarak bile gitseniz bir yerden sonra hepsi karışıyor, hikayeye odaklanın karakterlere değil diyebilirim. Pek çok kısımda da sıkıcı olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. Bu kadar uzun sayfalar arasında elbette sıkılacağız. Baştan sona nefessiz okuduk diye yalan mı söyleyelim yani? Konusu itibariyle dikkat çekici olduğunu söyleyebilirim. Bir salgın var dünya genelinde ve yayılan virüs yalnızca kadınları etkiliyor. Onların uykularında ortaya çıkıyor, hatta bütün vücutlarını kaplıyor, kadınların yanındaki erkekler bu virüsü kadınlardan ayırmaya çalıştıklarında yaşananlar ise yazarın hayal gücünün doruk noktalarından. Daha evvel yazarın iyi ve kötü arasında bir seçim yapmadığını defalarca belirtmiştim. Burada da benzer bir durum görüyoruz. Kadın düşmanları ortaya çıkıyor her zaman olduğu gibi. Onlar kadınları öldürmekten yanalar. Karanlık çağdaki cadı uydurması gibi davranıyorlar. Hemen ardından kadınlarına gönülden bağlılar çıkıyor. Ne olacaksa olsun ben kadınımın yanında olacağım diyenler, kadınım olmadan yaşayamam deyip kendi canına kıyanlar. Dediğim gibi ortası yok yazarın. Açıkçası iki konuda da haklı. Cinsiyetin değil insanın rezili ve veziri olur mesajı veriyor aslında. Etki alanı olarak bir kasaba seçilmesi de dikkat çekici. Herhalde konu bağlamında bütün dünyayı bağlasa 700 değil 7000 sayfalık ansiklopedi çıkaracak bize yazar. Diğer yandan Evie karakteri çok ilgimi çekti. Hani bir ‘Kahraman’ temalı film olur. Herkes kasabada sakince yaşarken bu gelir, felaketler de gelir. Adam mücadelesini verir ama olaylar da üzerine
Uyuyan GüzellerStephen King · Altın Kitaplar · 2018820 okunma
6/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2023 225. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2023 13:21
Yarın Çok Güzel Bir Gün! Merhaba arkadaşlar. Ne kadar tanıdık bir kitap diyorum. Karanlık Öyküler kitabında da okuduğum bir hikayeydi bu. Orada kısa bir öyküydü fakat burada görsellerle de süslenmiş olarak karşımıza çıkıyordu. Bu hikaye üzerine çok düşünüyorum ve bazen karşılaştığımız bir durum dikkatimi çekiyor biraz. Bir konu üzerine çok fazla düşündüğümüzde o konu hakkında bildiklerimiz de aklımızdan çıkabiliyor. Sizlerde de böyle oluyor mu yoksa bu kişisel bir durum mu? Gray adında bir karakterimiz var ve bizler onun çocukluk zamanına dönüyoruz. Çocukken kardeşi Dan’ı arı ısırıyor ve vefat ediyor. Bunun etkisinden de haliyle çıkamıyor çocuk. Ailesi ona biraz dışarı çıkması gerektiğini bir şeyler yapması gerektiğini söylüyor. Bir noktadan sonra çocuk dışarıya çıkıyor ve kitaba da adını veren karakterle karşılaşıyor. Burada da çok kötü bir şey öğrenip bir darbe daha alıyor. Diğer yandan kısa bir hikaye olması, aynı zamanda iyi bir kurgusu olmasıyla da yazarı okumak isteyenler için iyi bir başlangıç olabileceği düşüncesindeyim. Aniden 700-800 sayfalık bir romanına başlamaktansa bu kitabıyla başlamak bence daha iyidir. Şöyle bir kısa özet yine geçelim. 1914 yılına dönüyoruz. Yani oldukça yaşlı olduğunu öğrendiğimiz karakterin 9 yaşında olduğu döneme. Öğrendiğimiz kadarıyla 81 yıl evvelini anlatıyor yani anlatıcı tam 90 yaşında. Yazardan ilginç bir bakış açısı demek mümkün. Castle Nehri’nde kitaba adını da veren karakterle, siyah takım elbiseli adamla karşılaştığımız döneme iniyor ve anılar üzerinden bu hikayeye misafir oluyoruz. Yazarın zamanında korku hikaye ve filmlerini eleştirdiği eserini düşününce acaba bu öykünün yazılma hikayesi nasıldı diye aklıma da gelmedi değil hani. Çizimler ise beklemediğim sürprizlerden biriydi. Asıl sürpriz ise arı sokması hadisesinin
Siyah Takım Elbiseli AdamStephen King · İnka Kitap · 2020573 okunma