Yazarokur

Yazarokur
Suyunu arayan saka~
Ödülle kontrol edilen çocuk değil, birey olarak kabul gören, seçme hakkı verilen, gelişim gösteren çocuğun özgüveni yüksek olur. Özgüveni yüksek olan çocuk; mutlu ve başarılı bir çocuktur. Ama bu tür çocuklar yetiştirmek istiyorsak çocuğu değil, kendi düşünce yapımızı değiştirmeliyiz. Çocukları kontrol edilmesi gereken küçük insanlar değil, güvenilmesi gereken iç dünyası geniş bireyler olarak görmeliyiz. Sahip olmak istediğimiz değil, sahip olduğumuz çocukları yetiştirmeliyiz. Bunu yaptığımız an düşünce tarzımız değişecek ve zaten doğal olarak ödül,ceza, övgü veya rekabet gibi kontrol araçlarını kullanmamıza gerek kalmayacak. Çocuğumuz kendine güvenildiğini hissettiği an; çiçek gibi açmaya başlayacak...Kısacası ne olursa olsun,çocuğun mayası iyi olsun... Koşulsuz sevginizle bunu sağlayın, gerisi teferruat...
Alıntı
Reklam
Çocuğun bilgisayar bağımlılığını çözmenin bir yolu, onun gelişim ihtiyacını karşılamaktır. Bir çocuğun ailesi ile ilişkisi ne kadar kötüyse, teknoloji,oyun ve sosyal medyaya yönelimi de o kadar yoğundur.
Alıntı
Maalesef günümüzde gelişimin yerini başarı almış durumda. Aynı şekilde öğrenmenin yerini not, keşfetmenin yerini ödev, eğitimin yerini diploma, bilgeliğin yerini bilgi, okumanın yerini okul, düşünmenin yerini bilmek, oyunun yerini oyuncak, oynamanın yerini yarışmak almıştır.
Alıntı
Bizim kültürümüzde çocuklar hep polisle korkutulur. Çoğu insan emniyet kemerini güvenlik için değil, polis ceza yazmasın diye takar. Hapishaneler de öyledir. Her toplumda hapishane olsa da bazı toplumlar hapishaneleri dış denetim aracı olarak görür. Bazıları rehabilitasyon merkezi olarak. Aslında bir toplumdaki levhalara bakarak da o toplumu anlarsınız. Ülkemizde uyarılar genellikle yasak ve ceza ifadeleriyle yazılırken, özdenetimli toplumlarda uyarılar daha çok rica ve bilgilendirme amaçlı yazılır. Mesela biz de "Burada yüzmek yasaktır!" yazılır. Özdenetimli toplumlarda "Burada yüzmek tehlikelidir!" diye yazılır. Dış odaklı toplumlarda: "Bu tuvaletleri öğrencilerin kullanması yasaktır!" yazarken özdenetimli toplumlarda: "Bu tuvaletler öğretmenler içindir." yazar.
Alıntı
Çocuğa; ödevini yaparsan bilgisayarla oynayabilirsin dediğiniz an ödev araç, bilgisayar amaç olur. Amaç da her zaman araçtan değerlidir. Çocuk ödevi araç olarak gördüğü için ona olan ilgisi azalır. Aslında araç olarak bile görmez. Daha da kötüsü çocuğun ödevi engel olarak görmesine neden oluruz. Çünkü ödev çocuğun bilgisayara ulaşmasını engeller. Çocuğunuza ödülle iş yaptırmak istediğinizde çocuk o işi engel olarak görecek ve yapmasını istediğiniz işten soğuyacaktır. Yemeğini yersen tatlı yiyebilirsin dediğiniz an çocuğu yemekten soğutursunuz. Kısacası ödül, denetleme, hedef verme gibi mekanizmalar kişiye o işi yaptırır ama yapan kişiyi kontrol ettiği için o işi yapma şevkini, iç motivasyonunu öldürür. Dahası amaç olması gereken şeyi,araca dönüştürür. O işi değersizleştirir.Onun için ödülle iş yaptırılmamalıdır.
Alıntı
Reklam