İnsanlara sevdikleri şeyleri ya da sorumluluklarını yapmaları için dışarıdan ödül vermeye gerek yoktur. Ödül verilirse kişi bilişsel çelişki yaşar. O iş kendi içinde değerli değildir, algısı oluşturur. Bundan dolayı o kişi de işten soğur ve ilgisi azalır.
Dini taklit, âdetleri taklit, kıyafeti taklit, selamı taklit, kelamı taklit, hülasa her şeyi taklit bir milletin fertleri de insan taklidi demektir ki kabil değil;gerçek bir sosyal topluluk vücuda getiremez, binaenaleyh yaşayamaz...
Yaşlılık geldiğinde onu ileri sürdüğünüze nispeten çok daha az acı buldum. Sefaletin ve yıkımın tepe noktası dediğiniz yıllar, bana gençliğimdekinden çok daha ılıman geldi. Donmuş, ıssız, daracık ve sislere boğulmuş bir tepe beklerken bunun aksine gözlerimin önünde daha önce açılmamış engin bir ufuk bulunduğunu fark ettim. Hem her şeyi hem de kendimi daha açık görüyordum. Siz duyguların yaşadıkça köreldiğini öne sürüyorsunuz. Öyle hissediyorum ki bir 100 yıl boyunca da yaşasam beni bugün isyan ettiren hiçbir şeye alışmayacağım.