Yazarokur

Yazarokur
Suyunu arayan saka~
Çalışma hayatının ve umumiyetle muvaffak olmanın kanunları 2
- Bir günün işini,dersini,vazifesini bitirdikten sonra ertesi günü ne iş yapacağına karar ver. Yahut hiç olmazsa çalışmaya başlamadan evvel hangi iş,ders,kitap üzerinde çalışacağını düşünüp kararlaştır ve çalışmaya bu kararla otur. - Bir işe başlamadan,bir dersi öğrenmeye,bir kitabı okumaya oturmadan evvel düşün ve çalışman için lazım olan şeyleri yanında ve elinin altında bulundur. Ta ki ikide bir kalem,kağıt aramaya kalkıp da dikkatin dağılmasın. - Çalışmaya oturduğun zaman tıpkı ateş hattında düşmanı gözetleyen bir asker gibi uyanık ol ve dikkat kesil. Ve bütün ruhi ve medeni kuvvetinle kendini işe ver. - Bir işe başlamadan evvel,o işi,dersi, vazifeyi,kitabı en kısa bir zamanda, en kolay ve en temiz bir surette nasıl yapmak,nasıl öğrenip etüt etmek mümkün olduğunu iyice düşünüp hesapla. - Çalıştığın bir iş,bir ders,bir kitap,bir yazı üzerinde herhangi bir güçlüğü yenmeden bir adım bile gerileme! Ve bil ki yılgınlık, maskeli bir tembelliktir. Gene bil ki çalışma sevgisi güçlükleri yenmekten doğar ve kuvvetlenir. Güçlüğü yenmekten hasıl olan manevi zevk, eşsiz bir zevktir. Emin ol ki harpte zafer ve işte muvaffakiyet yılmayanındır. Sebat önünde, güçlükler erir ve imkansız görünen mümkün olur.
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Çalışma Hayatının Ve Umumiyetle Muvaffak Olmanın Kanunları 1
- Çalışmak için müsait gün ve saat bekleme. Bil ki her gün ve her saat çalışmanın en müsait zamanıdır. - Çalışmak için müsait yer ve köşe arama. Bil ki her yer ve her köşe çalışmanın en müsait yeridir. - Bir günde ve bir zamanda yapman lazım gelen bir işi, bir dersi, bir vazifeyi ertesi güne bırakma. Zira her günün derdi gibi işi de kendine yeter. - Bir zamanda yalnız tek bir iş yap, yalnız bir ders,bir kitap, hatta bir fasıl üzerinde çalış. Ta ki dikkatin ve kuvvetin yayılıp zayıflamasın. Bir zamanda birden fazla iş yapayım diyen, hiçbirini tam ve temiz yapamaz. Dünyaca tanınmış olan büyük İslam mütefekkiri İmam-ı Gazali'ye İhya-i Ulum adlı muazzam eserini nasıl bir çalışma ile vücuda getirdiğini sormuşlar. "Bir zamanda yalnız bir fasıl,bir bahis,bir mesele üzerine çalıştım." demiş. - Başladığın bir işi,bir dersi,bir kitabı, bir vazifeyi yapıp bitirmeden başka bir işe derse kitaba ve vazifeye başlama yarıda kalan iş başlanmamış demektir.
Alıntı
Namusluluk,insan, vicdanı ile baş başa kaldığı zaman ona verecek utandırıcı hesabı olmamak demektir. Bu ise emin ol ki mesut olmanın ve iç huzuru ile yaşamanın ilk ve en zaruri şartıdır. Huzur içinde insanca yaşamak istiyorsan bunu yalnız doğrulukla bulabileceğinden emin ol ve şunu bil ki hayatta muvaffak olmak demek doğruluğun ve namusluluğun gösterdiği yolda yürümek suretiyle hedefe varmak demektir. Yoksa herhangi bir şekilde ve herhangi bir vasıta ile servete şöhrete kavuşmak ve mevki sahibi olmak demek değildir. Eğer böyle demek olsaydı yakalanmayan hırsızlara ,takipsiz kalan gaspçı ve katillere muvaffak olmuş adam nazarıyla bakmak lazım gelirdi.
Alıntı
Gönül ister ki mekteplerimiz ilkinden yüksek tahsilin sonuna kadar derece derece gençlere öğrenme ve yetişme yolunda emniyetle yürümenin usulünü öğretsin, çalışıp muvaffak olmanın sırrını göstersin... Mektep, bilgi imal eden bir fabrika halinde çalışmasın ve gençlerin yalnız zekaları üzerinde kalmasın; iradeleri üzerinde de dursun. Onların ruhi terbiyelerini de yapsın çünkü insanın kıymet ve kuvveti bilgisinin genişliğinde olmaktan çok benliğine sahip ve iradesine hakim olabilmesinde, iyi huylarında ve ruhi terbiyesindedir. İrade ve ruh terbiyesi ise ayrı bir iştir. Bu ders ve kitap okuyup ezberlemekle elde edilmez! Bununla beraber herkes biliyor ki haddini aşkın sınıf mevcuduyla dolup taşan mekteplerimizin hiç meşgul olmadığı işlerden biri budur.
Düşünce
Gençlerimizin birçoğunun usanıp bezmesinin, cesaretinin kırılıp ruhi perişanlığa düşmesinin sebeplerinden biri; çalışıp öğrenmenin yolunu ve usulünü bilmemezliktir. Diğer taraftan da manevi destekten mahrumluktur. Eminim ki bu boşluğu ve mahrumluğu bugün her genç duyuyor ve bunun acısını çekiyor ...
Alıntı