Aşure Günü tek başına oruç tutmak, Hanefi ve Şafiî mezheplerine göre "tenzihen mekruh" (hoş karşılanmayan, fazileti noksanlaştıran bir durum) kabul edilmiştir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Medine’ye hicret ettiğinde, Yahudilerin Aşure Gününde (Musa aleyhisselamın ve İsrailoğullarının Firavun'dan kurtulduğu gün olduğu için) oruç tuttuklarını görmüş ve:
"Biz Musa’ya sizden daha layığız." buyurarak oruç tutulmasını emretmiştir. (Buhârî, Savm, 69)
Ancak daha sonra ibadetlerde ehl-i kitaba muhalefet etmek esası gereği, ömrünün son yılına doğru şöyle buyurmuştur:
"Eğer gelecek yıla ulaşırsam, (muhalefet etmek için) dokuzuncu günü de oruçlu geçireceğim."
(Müslim, Sıyâm, 134)
Tercih Edilen Oruç Sünneti
Fukaha, bu hadis-i şeriflerden yola çıkarak Aşure Günü orucunun en faziletli ve sünnete muvafık şekillerini şöyle sıralamıştır:
En Faziletlisi: Muharrem'in 9 ve 10. günlerini (yani Aşure Günü ile bir gün öncesini) beraber tutmaktır.
İkinci Seçenek: Muharrem'in 10 ve 11. günlerini (Aşure Günü ile bir gün sonrasını) beraber tutmaktır.
Üç Günlük Tercih: İhtiyaten 9, 10 ve 11. günleri birlikte tutmak da müstehap kabul edilmiştir.
Sadece Tek Gün Tutulursa Ne Olur?
Eğer bir gün öncesini (9. günü) veya bir gün sonrasını (11. günü) eklemeden sadece 10 Muharrem günü oruç tutulursa:
Tenzihen Mekruhtur: Yahudilere benzeme durumu oluştuğu için kerahet vardır; ancak bu kerahet harama yakın (tahrîmen) bir kerahet değildir. Oruç geçerlidir ve sevabı vardır, fakat sünnetin tam fazileti kaçırılmış olur.
(Not: Perşembe günü aşura günüdür)
🍂