10/10
·352 syf.··
2025 7. kitabı
zenginlik, bir kez genellesti mi, ayrim tanimayacakti. hic kusku yok ki, kisisel mülk ve lüks anlaminda zenginligin egit bir bigimde dagitilacagi, buna karsilik iktidarin kügük bir ayricalikli zümrenin elinde toplanacagi bir toplum düsünmek mümkündü. ama böyle bir toplum uygulamada uzun süre ayakta kalamazdi. cunku bos vakit ve güvenlik herkesçe paylasildiginda, yoksullugun serseme çevirdigi genis kitleler okuryazar olacak, kendi bagina düsünmeyi ögrenecek, o zaman da hiçbir ise yaramadigini sonunda fark ettigi ayricalikli azinligi ortadan kaldiracakti. hiyerarsik toplumun varligi, uzun sürede, ancak yoksulluk ve cehalete yaslanarak surebilirdi.
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,2bin okunma
10/10
·736 syf.·
2026 11. kitabı
Bu incelemeyi sadece Efsaneler ve Lanetler için yazmıyorum. Serinin bütününe yazıyorum, aynı bu yolculuğun hedeflediği gibi. Parçadan ziyade, bütün olanilmek önemli, aynı Gökyüzü gibi... Gerçekten zorlayıcı, heyecan verici bir yolculuktu. Saatlerimi döktüğüm, uykularımdan ödünç verdiğim yorucu ve bu tatlı yorgunluğa değen bir serüvendi. Biz insanlarız, kendimizi her şeyden üstün sananlar. Yaşam zincirinin en tepedeki halkısıyız. Topraktan geldiğimize inanır ama varlığımızda o yıldızların parçalarını taşırız. Biz insanlarız ama yalnız değiliz. Üstün değiliz, güçlü olan değiliz. Her şeyi mahvettik ve onlar şimdi intikam almak istiyor. Varislerini geri istiyor. Alfin ırkı insanın üstünde, doğanın içinde, kanında yıldız tozları barındıran bir tür. Diyar dedikleri yerde burç gruplarına göre dört elementin sınırlarında yaşıyorlar. Nova ve dostu Ayzer de bu Diyar'a götürülenler arasında. Nova'yla birlikte Diyar'ın sınırlarında dolaşıp, hırsın ve gücün çıkmaz sokaklarını arşınlıyoruz. Sigilimiz olmayabilir ama aynı biz de nova gibi Diyar'a uyum sağlıyor ve kendimize yer edinmeye çalışıyoruz. Hepimizin başını kaldırıp baktığı ve baktığında belki umut belki huzur bulduğu manzara bize baktığında ne görüyordu? Bulutları, yıldızları, ayı ve güneşi içine sığdıran gökyüzü bir türlü sığamayışımızı izlerken ne düşünüyordu? Saldırgan bir kötülük. Galaksiye sonsuz zaman ve mekan sığıyordu, biz bir avuç aptal kendimize dünyayı dar ediyorduk. Adalet, herkese aynı davranmazsa, adı Adalet mi olur, yoksa herkese aynı davrandığı için mi Adalet'tir. Fantastik seviyorsanız, çocukluğunuzdan beri avatar tadında element fantazisine düşkünlüğünüz varsa bu kitap sizlik. Aşk, romantizm, dostluk, bir arayış ve kesinlikte bir taht mücadelesiydi. Kendini bulmanın öyküsüydü. Dizi
Efsaneler ve LanetlerN. G. Kabal · Dex Kitap · 20241,741 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
En nefret edilen kadın...
Puan vermedi·192 syf.··
2023 386. kitabı
Bu inceleme yalnızca Sakura'yı ve karakter gelişimini konu almaktadır. Evet, işte o seri. 6-7 yaşlarımda izlediğim ilk animem, favori animem, gerçekten bendeki yeri çok ayrı bir anime. Animeyi abimle birlikte 2011 senesinde ilk bilgisayarımızı aldığımız zamanlar izlemiştik, büyük kuzenimiz önermişti bize. Bir akşam yanıma gelip hadi bunu izleyelim demişti ve her şey o zaman başladı. Naruto içine mühürlenmiş 9 kuyruklu bir canavar yüzünden tüm köyden dışlanan, canavar muamelesi gören yapayalnız bir çocuk, yediği tek yemek bozulmuş ramenler ve sütler olan bu çocuk her zaman zorbalığa maruz kalıyor, her zaman ötekileştiriyor. Naruto aslında Naruto Shippuuden'e ön hazırlık gibi, 200 bölüm ama asıl olaylara zemin hazırlama kısmı sadece, ama yine de kısaca bir değinmek istiyorum. Özellikle de hepinizin, izlemeseniz de hepinizin bildiği o karaktere, Sakura'ya. Öncelikle Konaha'daki zihniyete bir bakalım, Konaha Türkiyeden çok da bir farkı olmayan bir memleket aslında, kadınların savaşmasını doğru bulmuyorlar, kadınların yapabileceği tek mesleğin tibbi ninjalık olabileceğini düşünüyorlar ve eğitimleri de böyle veriyorlar. Kızlara her zaman savaşmamaları, yalnızca 'temel' iyileştirme tekniklerini bilmeleri gerektiği öğretiliyor ve kızlar ailelerinden ve tüm köyden öğrendikleri şeyi doğru sayıyorlar, küçücük kızlar bile kendilerine savaşmamalarını sadece basit iyileştirme tekniklerini bilmelerinin yeterli olduğunu söyleyip buna kendilerini inandırıyorlar. Bu küçük kızlardan biri de Sakura, Sakura tm köy halkı sağ olsun diğer tüm kızlar gibi savaşmanın 'erkek işi' olduğunu ve yapması gereken tek şeyin güzel olup basit iyileştirme teknikleri öğrenmek olacağına inanıyor. Kendi ağzıyla bile aman bana ne ben sadece öğrenmem gereken şeyleri öğreneceğim diyen savaş bilmeyen, toz
Manga
Naruto 1. CiltMasaşi Kişimoto · Gerekli Şeyler Yayınları · 2011879 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2025 102. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2025 01:07
İncirlik Üssü, 1949 yılında Sovyetler Birliği'nin ilk atom bombasını başarı ile patlamasının ardından, ABD'nin değişen dünya politikasının bir sonucu olarak hayata geçirildi. Türkiye ile gerçekleştirilen diplomatik pazarlıkların neticesinde, üssün inşaatına Demokrat Parti iktidarında, 1951 baharında başlandı. İncirlik Üssü de, o dönem ve sonrasında inşa edilen hem amerikan hem nato üsleri gibi aslında bir Türk üssüdür. NATO Antlaşması'nın 3. maddesi "Antlaşmanın amaçlarına daha etkin biçimde ulaşabilmek için tarafların, tek tek ve ortaklaşa olarak, sürekli ve etkin öz yardım ve karşılıklı yardımlarla, silahlı bir saldırıya karşı bireysel ve toplu direnme kapasitelerini korumalarını ve geliştirmelerini" amaçlar. Ancak bizim amerikalılara verdiğimiz imtiyazların boyutu aslında onları bu hâle getirmiştir. Özellikle Aralık 1954'teki antlaşmada Türkiye'nin İncirlik kullanımı sınırlandırılmış, buraya yalnızca eğitim personeli gönderilmesi istenmiş ve amerikalılar uçurdukları uçaklar için haber vermemektedirler. 1958 yılındaki Lübnan olaylarında, İncirlik'ten kalkan Amerikan uçaklarının kullanılması hem antlaşmalara aykırıydı hem de Türk tarafına bilgi verilmemesi aslında hukuksal süreci sorgulatan olaylardı. Öyle ki, defalarca kez amerikan üssü tabirinden rahatsız olunmuş ve bildirilmiştir. 1969 senesinde Amerika ve Türkiye arasında Ortak Savunma ve İşbirliği Antlaşması imzalanmıştır. Bu antlaşmada, önceki antlaşmalarda nerdeyse abdye bırakılan üslerin işleyişine; ortak üslerde görev yapan amerikan personeline dair Türk tarafından onay alınması gerekliliği, tesisler içerisindeki her türlü yapının Türkiye'ye ait olduğu ve Türk Hükümeti'nin Türk personelini istediği gibi tesislere yerleştirmesi gibi maddeler eklenmiş ve daha etkin bir Türk tarafı oluşturulmuştur. 1975'te
İncirlik AğacıOrkun Özeller · Nergiz Yayınları · 2024134 okunma
10/10
·309 syf.··
Beğendi
·
2025 98. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2025 00:08
Bu kitap son sayfasında “Vay arkadaş…!” dedirten, soluksuz okutan bir psikolojik gerilimdi. Öyle ki kapattığım anda zihnimde tek bir cümle çınladı: “Baba, beni öldürdün…” Alex Michaelides, iki karakterin de hayatının merkezine yerleşen baba figürünü ve onun açtığı derin yaraları öyle ustalıkla işlemiş ki; hikâyenin gerilimi olaylarda değil, duygunun kendisinde gizli. Konusu Kısaca… Alicia, görünürde mutlu bir ressamdır; ta ki kocasını öldürmekle suçlanıp bir daha tek kelime etmeden “sessizliğe” gömülene kadar. Onun sessizliğini çözmeye çalışan psikoterapist Theo ise yalnızca profesyonel bir merakla değil, kendi çocukluk travmalarının karanlığından beslenen bir takıntıyla Alicia’nın peşine düşer. Ve iki hikâye birbirine dolandıkça, ortaya yalnızca bir cinayet değil, çok daha eski, çok daha yaralayıcı bir gerçek çıkar… ️Kitabı kapattığımda içimde şu his kaldı: İnsan, çocukluğunda yaralandığı yerden kanamaya devam ediyor. İster sanatçı ol, ister bir psikiyatrist… İstersen yıllarca terapi gör, kendini eğit, kendini inşa et… Bazı yaralar sadece susar; ama asla tam olarak iyileşmez. Alicia da Theo da aslında aynı gerçeği taşıyor: Bir babanın sevgisizliği bazen bir ömrü sessizliğe mahkûm edebiliyor. Sonuç Sürükleyici, sarsıcı ve zekice kurgulanmış bir roman. Psikolojik gerilim seviyorsanız mutlaka okuyun. Sonu ise… tahmin ettiğinizi sandığınız her şeyi altüst ediyor.
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,8bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2025 74. kitabı
İnsan Nedir - Mark Twain Türü: Öykü Sayfa Sayısı: 112 #kitapyorumum Yazardan okuduğum ilk kitap olan bu eser, insan olmanın kavramını derinlemesine inceleyen bir alt yapıya sahipti. Konu ağır olsa da felsefik öğelere değinilse de yazarın anlatımının sade ve akıcı olması oldukça kolay okunabilirlik ve anlaşılabilirlik katıyordu. Eser yalnızca iki kişinin diyaloğundan oluşuyor. Asla sıkıcı değildi. Okurken keyif aldım. Yazarın insanın oluşumunu, varlığını ve kavrayışını ele alış şeklini oldukça beğendim. Okurken düşündürdü ve irdeletti. Okuyacaklara şimdiden Afiyet Olsun #alıntı “Her şeyin kendi sınırı vardır ; demir cevheri altın olması için eğitilemez.” “İnsan beyni hiçbir şey yaratamayacak şekilde inşa edilmiştir. Sadece dışarıdan elde edilen malzemeleri kullanabilir. O sadece bir makinedir; irade ile değil, otomatik olarak çalışır. Kendi üzerinde hiçbir hakimiyeti yoktur, sahibinin de onun üzerinde hiçbir hakimiyeti yoktur.” “İdeallerinize özenle yukarı doğru, en büyük zevki bulacağım bir zirveye doğru eğit; bu durumdan memnun olurken bir yandan da komşuna ve topluma fayda sağladığından emin ol.” “Önceki çağlardan ödünç aldı ; sonraki çağlara borç verdi. İnsanlar gözlemler ve birleştirir; hepsi bu.” “Benim için insan doğuştan gelen mizaçdan ve çok sayıda dışı etki ve eğitim birikiminden oluşan, içteki bir efendinin dürtülerine göre istemsizce hareket eden, ahlaki ve zihinsel bir çok mekanizmadan oluşan bir makinedir. Tek işlevi arzuları iyi veya kötü olsun efendinin ruhsal memnuniyetini sağlamak olan bir makine. İradesi mutlak olan ve itaat edilmesi gereken, her zaman itaat edilen bir makine.”
İnsan Nedir?Mark Twain · Kızıl Panda Yayınlar · 202119bin okunma