8/10
·384 syf.·
2026 90. kitabı
Ben bu seriyi ilk gördüğümde konusunun Kasaba olduğunu düşünmüştüm ama o kadar yanılmışım ki.. Beni soluksuz bırakan sonraki sayfayı merakla okuduğum heyecan dolu bir kitaptı. Brex'in doğduğu gün perilerle onları ayıran duvarda yıkılmış büyük bir savaş çıkmıştır. Ayrıca annesi de doğumda ölmüştür. Yıllar sonra general olan babasi da savaşta ölünce babasının yakın arkadaşı general Markos himayesine almıştır ve bunca zaman sarayda onların yanında kızları gibi olarak eğitim alıp yaşamıştır. En yakın arkadaşı hemde general Markosun oğlu Caden ile de çok sıkı bir dostluğu vardır ayrıca aşıktır ama birbirlerine acilamamislardir. Caden le arada heyecan olsun diye tren soyarlarken sonuncu tren soygununda Brex yakalanır ve peri tarafinda çok ünlü olan yer altı hapishanesine gönderilir. Burda türlü işkencelere dayaklara katlanip hayatta kalmaya çalışan Brex ayrıca en azılı katil olan Warwick'in de dikkatini çeker. Kitap beni içine öyle bir çekti ki herşey gözümün önünde canlandı o saray Caden le olan tren soygunları yakalanıp hapishaneye gitmesi... Kafanızda sorular dönüp duruyor ama cevap yok merakla bir sonraki sayfaya geçiyorsunuz. Kitabın bütününe baktığınızda mükemmel bir seri ama ayrı olarak ele alırsak maalesef takilacagimiz birkaç durum var. Büyük bir heyecanla okuduğum için çoğunu görmezden geldim. Bu seride karakterler ahlaki açıdan gri smut fazla yok ama çok uç şeyler görecekseniz eğer hassasiyetiniz varsa okumamanizi tavsiye ederim. Spoiler erkek karakter tam bir kadın düşkünü asla cekinmiyor ve kadın karakterde bundan rahatsız olsa da izlemekten fazlasiyla zevk aliyor. Sonu hakkında spoiler Sonunda hapishaneden Warwick sayesinde kaçıyor ama general Markosun yanına aldığı kızını herkes intikam için istediğinden onu peri kralına satıyor ve kitap burda
Yabani TopraklarStacey Marie Brown · Ren Kitap · 2024160 okunma
Halk gücünü neden fark etmiyor?
9/10
·260 syf.·
2026 45. kitabı
Rıfat Ilgaz'ı çoğumuz Hababam Sınıfı ile tanısak da, Karartma Geceleri onun edebiyatçı yönünü daha yakından tanımamı sağlayan çok güçlü bir eser oldu. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, anlatılanların ne kadar samimi ve gerçek hissettirmesiydi. Bunun en önemli sebebi de romanın kahramanı Mustafa Ural'ın aslında büyük ölçüde Rıfat Ilgaz'ın kendisini temsil etmesi. Bu nedenle Mustafa'nın saklanmak zorunda kaldığı günleri, yaşadığı korkuları ve yalnızlığı okurken bir roman kahramanından çok, gerçek bir insanın yaşadıklarını dinliyormuş gibi hissettim. Kitap, dönemin siyasi baskılarını ve karanlık atmosferini anlatmasına rağmen beni hiç sıkmadı. Sade, akıcı ve güçlü anlatımı sayesinde sayfalar hızla ilerledi. Özellikle karartma altındaki İstanbul'un başarılı tasviri, dönemin ruhunu hissetmemi sağladı. Romanı bitirdiğimde yalnızca bir kaçış hikâyesi okumadığımı, aynı zamanda bir dönemin toplumsal ve siyasi iklimine de tanıklık ettiğimi düşündüm. Ayrıca eserin başrolünde Tarık Akan'ın yer aldığı bir sinema uyarlamasının bulunması da dikkat çekici. Bunun yanında, Karartma Geceleri'nin 2004 yılında Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan 100 Temel Eser listesinde yer alması da kitabın Türk edebiyatındaki değerini gösteren önemli ayrıntılardan biri. Kısacası Karartma Geceleri, samimiyeti, akıcı dili ve gerçek yaşamdan beslenen hikâyesiyle bende iz bırakan eserlerden biri oldu. Rıfat Ilgaz'ı sadece Hababam Sınıfı ile tanıyanların mutlaka okuması gereken bir roman.
Karartma GeceleriRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 20175,5bin okunma
Reklam
Puan vermedi·1552 syf.··
2021 5. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2021 00:00
Sevdiği kadınla evlenmek üzere olan oldukça genç ve yakışıklı arkadaşımız Edmund Dante arkadaşları tarafından iftiraya uğrayarak hapse atılıyor ve 14 yıl bir şatonun karanlık zindanlarına gönderilip oradaki bilge bir dayımız kendine edebiyat konusma dili ve dövüsmek konularında eğitim veriyor Sonrasında gizemli bir zengin olup arkadaşlarından intikamını alıyor. Ve bu kitabımı okuduğumda sanki EzEL dizisini izlemiş gibi oldum. Bilginiz olsun Ezel Dizisi de Bu kitaptan esinlenilmiş
Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım)Alexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202537,2bin okunma
Kabuğun Altında Kalanlar
9/10
·141 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Rüveyda Şener'in ikinci kitabı Kabuğun altındaki. Edebiyat dünyasında Dilsizler Bandosu eseriyle ismini duyuran yazar, yeni kitabını bu güçlü kökler üzerinde büyütüyor. İnsanların da ağaçlar gibi tutunacak bir vatan aradığı, gövdesine kazınan isimlerle yaralandığı, her sonbahar kaybedip her bahar yeniden doğduğu gerçeğini Kabuğun Altındaki 16 güçlü öyküyle dillendiriyor. Zahmetsizce oluşturulduğunu düşündüren sağlam kurgular, bir yerlerden aşina olduğumuz karakterlerin inandırıcılığını artırıyor. Eseri okurken Türkçenin parıltısıyla gözlerimiz kamaşıyor. Usta bir şoför gibi kullandığı kelimeler hikayeye istikâmet kazandırıyor. Dileriz bu velud kalem uzun yıllar yazmaya devam eder. Kabuğun Altındaki her yara ölümcül olmayabilir, yaşamak için sadece fedakarlık yapmak gerek diyerek,16 öyküyü içine alan Kabuğun Altındaki kitabının ilk öyküsü olan Bir Adım Öne'ye geçiyoruz. "Soluk soluğa uyandığı nice uykunun celladı, rahat bir vicdanınsa yargıcı olmuştu." Gaflet anları, insanın boynuna yağlı bir urgan gibi geçer ve unutmaya çalıştığı her an, her köşebaşında insanı yakalar. Öyküde de yer tutucu gencin aklında sadece baklava desenli atkıyla yer tutan bir ölü vardır. Bir gün çıkıp gelir ve katiline hesap sorar. Yazarın paylaştığı epigraftaki gibi zaman ölüleri gömer ve ansızın önünüze atacağı anahtarı kendinde saklar. Kumda Aslan Pençeleri; grafoloji denilen el yazısı üzerinden kişilikleri okuma ilmine yönelik, şizofreni özelliği gösteren bir ruhun hezeyanlarını ele alıyor. Yazarın psikolojik danışman olması karakterin paranoid hayallerinin anlatımını güçlü kılarken çağımız insanına da ayna tutuyor. Diploma, kurs, eğitim, kamp, etkinlik peşinde koşan buna rağmen arzu ettiği yaşama kavuşamayan modern insan çıkmazlarına... Üstelik belgeler çoğalsa da elalemin ilk basamağı
Edebiyat
Kabuğun AltındakiRüveyda Şener · Şule Yayınları · 20259 okunma
Hikayem hayatımdır ve başarı Emek İster!
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2026 74. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 11:01
Omuzlarımda Dünya kitabın da, Bir Ömürlük Emek Var. "Bazı insanlar hayatı yaşar, bazıları ise hayatın içinden bir destan çıkarır." Nurullah Genç 'in kaleme aldığı Omuzlarımda Dünya yalnızca bir hayat hikâyesi değil; azmin, emeğin, umudun ve vazgeçmemenin satırlara dökülmüş hâli. Kitabı okurken bir insanın başarılarını değil, o başarıların arkasındaki görünmeyen mücadeleyi, alın terini ve kararlılığı görüyorsunuz. Erzurum'un küçük bir köyünden başlayan bu yolculuk, kimi zaman yokluklarla, kimi zaman imkânsızlıklarla sınanıyor. Ancak Nurullah Genç 'in hayatına baktığınızda en çok dikkat çeken şey, karşısına çıkan engeller değil; o engeller karşısındaki duruşu oluyor. Çünkü o, her düştüğünde yeniden ayağa kalkmayı bilenlerden. Kitap boyunca çocukluk yıllarından eğitim hayatına, akademik başarılarından edebiyat yolculuğuna kadar pek çok anıya tanıklık ediyoruz. Özellikle babasının, onu okutacağına dair gördüğü rüya ve bu rüyanın ardından şekillenen hayat hikâyesi oldukça etkileyici. Ailesinden aldığı terbiye, değerler ve çalışma disiplini, ilerleyen yıllarda karakterinin temel taşlarını oluşturuyor. Okurken sık sık kendime şu soruyu sordum: "Bir insan neden bu kadar gayret eder?" Bir işi yapacaksa en iyisini yapmak istemesi, bir alanda eksik kaldığını hissettiğinde sonuna kadar öğrenmeye çalışması, hatta arkadaşlarının küçümsediği ya da dalga geçtiği konularda bile kendini geliştirerek zirveye ulaşması... Bu durum bazen insana mükemmeliyetçilik gibi geliyor. Ancak sayfalar ilerledikçe bunun yalnızca mükemmeliyetçilik olmadığını, daha çok kendine verdiği sözleri tutma çabası olduğunu hissediyorsunuz. Sporla ilgili anıları da bunun güzel örneklerinden biri. Bir konuda yeterli görülmediğinde ya da başarısız olacağı düşünüldüğünde geri çekilmek yerine, işin en ince ayrıntılarını öğrenip kendini
Omuzlarımda DünyaNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20242,017 okunma
7/10
·145 syf.··
Beğendi
·
2021 276. kitabı
Ranga Guru “sen artık ressam oldun Racıçi.. Artık senin resmini halk değerlendirecek” demiş, resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve en görünen yerine koymasını istemiş. Yanına da kırmızı bir kalem koyarak halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı bırakmasını tavsiye etmiş. Racıçi denileni yapmış ve birkaç gün sonra resmine bakmaya gitmiş… Ne görsün… Resmi kırmızı çarpılardan nerdeyse gözükmüyormuş! Çok üzülmüş. Emek ve sevgiyle yaptığı tablo karşısında kırmızı bir duvar gibi duruyormuş. Soluğu Ranga Guru’nun yanında almış, resmini göstererek durumu anlatmış. Ranga Guru ise, üzülmemesini, aynı resmi tekrar yapmasını söylemiş Raciçi’ye. Racıçi resmi tekrar yapmış, tamamlayınca gene Ranga Guru’nun fikrini almaya gitmiş. Ranga Guru yine resmi şehrin en kalabalık yerine koymasını istemiş Racıçi’den ancak bu defa yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde yağlı boya, birkaç fırça koymasını gene insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmelerini rica eden yazıyı iliştirmesini önermiş. Racıçi Guru’nun önerisini harfiyen yerine getirmiş. Birkaç gün sonra merak içinde meydana gitmiş, bir de bakmış resmi aynı bıraktığı gibi duruyor, kimse resmine dokunmamış. Resminin düzelecek hiçbir yanı olmadığını düşünerek sevinç içinde Ranga Guru’ya gitmiş. Guru durumu şöyle özetlemiş: “Sevgili Raciçi, sen ilk resminle insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşabileceğini gördün. Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini eleştirdi. Oysa ikinci resminle insanlardan hatalarını düzeltmelerini istedin, boyaları ve fırçayı onlara verdin, bana yardımcı olun dedin. Yani, yapıcı olmalarını istedin. Yapıcı olmak eğitim gerektirir. Kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye kalkışmadı, fırçayı eline almaya bile
Zorluklara Karşı Kendini AteşleCengiz Erşahin · Tutku Yayınevi · 20101,606 okunma
Reklam
Reklam