En iyi eğitim almış biri , sen ce lüks bir hayatı tercih edermiydi.. ? böyle insanlarda kibir varmıdır ..? Böyle varlıklar nadir gelir ..
"Sevgi ve şefkat eli değmeyen zeka ve eğitim beş para etmez." /Algernon'a Çiçekler
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Şimdi anlıyorum ki, üniversiteye gitmenin ve bir eğitim almanın en önemli nedenlerinden biri, tüm hayatınız boyunca doğru olduğuna inandığınız şeylerin doğru olmadığını ve hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını öğrenmekmiş.
Kadınlar karşı cinse yaklaşırken çıkar gözetirler. İyi birisi olmanın önemi yok ( iyiysen cennete git mantığı vardır ) . Kariyeriniz , boyunuz posunuz ve kendisine iyi bir yaşam sunacak imkanlarınız olmadığını hissederse isterseniz bin kitap okuyun , duygusal ve iyi birisi olun anlamı yok. Maalesef bu gerçeği inkar eden herhangi bir kadının olacağını sanmıyorum.
Alıntı

Ferit

@Aporetik
·
1000K’ya Soru: Anlayamadım?
Abi, neden herkes Facebook’ta vesikalık fotoğraf paylaşan dayılar gibi fotoğrafını paylaşıyor? Amaç ne? Bir de hava sıcak oldu mu neden herkes “Sıcak ya…” deyip boydan fotoğrafını paylaşıyor? Ne alaka? Neden herkes kahve fotoğrafı atıyor? Neden herkes kedi paylaşıyor, böcek paylaşıyor, çiçek paylaşıyor? Ben mi bir şeyi kaçırdım? Erkekler İçin Altın Tavsiye: #306660496
1000Kitap
+ şu anda hangi şarkıyı dinliyorsunuz? - filiz giorgetti hocadan türk eğitim tarihi ders kaydı 🔥🔥🔥
İTHAF Bu Novella; karne parası, odun ve kömür parası için utandırılan; M.E.B. onaylı ders kitapları okul çantasındayken "yardımcı kaynak" kılıfıyla sunulan o derginin ücretini ödeyemediği için velisi ile öğretmeni arasında ezilen, utancından sıranın altına giren dünün talebelerine; Masasının başköşesinden eksik etmediği bir metrelik cetveli asıl amacının dışında kullanan sözde öğretmenlere; minicik yüreklerin aynasına salya saçarak bağıranlara; o küçücük parmak uçlarını birleştirip titreyerek uzatanlara, uçlarına kâh cetvelle kâh sopayla at nalı çakarcasına vuran "öğretmeyenlere"; Elin çocuklarına bak, el gün ne der, adam ol!" denilerek her fırsatta azarlanan; "Acaba kızarlar mı?" kaygısıyla acıktığını, susadığını dahi söyleyemeyen o çekingen kalplere; Ve rengârenk bisikletlere, bisikletçi dükkânlarının önünde sarı sıcağın altında saatlerce bakan, onlara dokunmaya bile korkan çocukluğunun elinin bırakamayanlara; Bugün Nöropsikiyatrik sendromların sancılarını çeken, nasıl düşüneceği öğretilen dünün ve bugünün tüm çocuklarına atfen... Ucu kör ve kırık bir kurşun kalemle yazılmıştır. Can Bayındır; çocukluğun kuytu köşelerinde saklı kalan travmaların, yetişkinlik hayatındaki Nöropsikiyatrik izdüşümlerini takip ediyor. Toplumun ve eğitim sisteminin “adam etme” adı altında bıraktığı kalıcı izleri, sarsıcı bir dürüstlükle ele alan yazar; susturulmuş bir neslin kolektif hafızasını kayıt altına alıyor. Bu eserinde, geçmişin bugünü nasıl yönettiğini sorgularken; okuru, kendi çocukluk yaralarıyla cesur bir hesaplaşmaya sürüklüyor.