"Seni özgür yapacak yegane gerçek, herkesin hızla kirlendiği dünyada temiz kalmayı başarabilmendir."
"Bir insana hiçbir şey öğretmek isyemiyorsan ona her şeyi öğretmeye çalış"
Abeceden bilgi, bilgiden düşünce, düşünceden bilinç doğar; neticede aydınlanma, gelişme gelir. Köy enstitüleri bu amaçla çalıştı. Düşünsenize köyler aydınlanacak, herkes okuyacak, tarım bilinçli yapılacak..ama ne oldu, Enstitü kapandı köyler boşaldı, şehirler gecekondulaştı, kalabalıklaştı, üretmedik, bol bol tükettik,kendimizi bitirdik. Maalesef toprak ağalarının, şeyhlerin baskısına dayanamayan siyasilerin baltalamalarıyla eğitim devrimini 'devirdiler'.. Yazık..
...ben o köyün öğretmeniyim, işim o köyü uyandırmaktır.. okumuşun okumamışa borcu vardır..
Doğru bildiğimi anlatırım, dokuzköyde anlattım , "onuncuköy"de de anlatırım; gerekirse onbir, onkinci köylerde de..
Uyumayan, uyuyanı gören ve uyandıran, uyutmayan öğretmenlerin kitabı...
Edep, bir taç imiş Nur-u Hüda'dan / Giy ol tacı, emin ol cümle beladan..
"Kuş, gördüğü yuvayı yaparmış" demiş atalarımız. Edep,ahlak en güzel mirastır sonrakilerimize. Armut dibine düşer misali, kendimizin öğretmeni olarak yaşamalı, yaşamalıyız ki kendi edebimizi ancak bu şekilde yansıtabiliriz evladımıza, eşimize, dostumuza , çebremize...
"Hafıza'i beşer, nisyan ile maluldür." " insan hafızasının unutkanlık hastalığı vardı." Mesele bu, tarihten ders alamayışımızın sebebi bu.. Ne demiş Akif, " Tarih tekerrürden ibarettir. Sen ibret alırsan tekerrür etmeyecektir." Yüce Kitap Kuranı Kerim' de de " Önceki insanlardan ders çıkarmaz mısınız" anlamında ayetler vardır. Tarih hafızamızı güncel tutmalıyız ki bizi kandırmasınlar. " insan unutur Tarih hatırlatır" demiş Hafıza kitabının yazarı Sinan Meydan. Bize yakın tarihimizi tekrar hatırlattığı için minnettarım..