Ne kadar saçma olurlarsa olsunlar, hikâyeleri kullanışlı yapan, çok sayıda insanın işbirliği yapmasına yardımcı olmalarıdır. Binlerce insan aynı hikâyeye inanırsa hepsi aynı kuralları izler, bu da hepsinin etkili bir işbirliği geliştirebilmesi demektir. Birbirlerini tanımasalar bile… Hikâyeler sayesinde Sapiens Neandertallerden, şempanzelerden ve karıncalardan çok daha başarılı işbirlikleri kurar.
İnsanların Avustralya kumsallarına ayak bastığı ilk an, dünyadaki en tehlikeli hayvana dönüştükleri andı; Dünya gezegeninin hâkimi olmuşlardı. O zamana dek insanlar, çevreleri üzerinde nispeten küçük bir etkiye sahipti ama o andan itibaren dünyayı tamamen değiştirmeye başladılar.
Kulağa tuhaf gelse de, korkmayı öğrenmek zaman alır. Korkunun genellikle otomatik olarak hissettiğimiz bir şey olduğunu düşünürüz, değil mi? Size korkunç gelen şeyleri düşünün. Sizce hangisi daha korkunç, tüylü kocaman bir örümcek mi, yoksa araba mı? Siz de diğer insanlar gibiyseniz, üzerinize doğru sürünerek gelen tüylü kocaman bir örümcek gördüğünüzde, ardınıza bakmadan kaçarsınız. Belki,
“Aaaaaaa! Örümceeek!” diye bile bağırırsınız. Ama araba gördüğünüzde kaçmazsınız. Neden? Arabalar her yıl bir milyondan fazla insanın ölümüne sebep oluyor… buna kıyasla örümcekler, neredeyse kimseyi öldürmüyor.