Rekabete dayalı dünyamızda çoğu kişi kendini meydan okumalarla motive eder. Ama meydan okumada çok fazla gerilim ve stres vardır. Motivasyonu içeride değil dışarıda ararız. İnsanın ilerlemeyi, keşfetmeyi ve hatta çalışmayı sevdiğini unuturuz.
“Eğer kendimi zorlamazsam hiçbir şey yapamam” inanışı harekete geçme isteğimizi yok eden ve mecburiyet dinamiğine dönüşen durumdur. Kişi korkusundan kurtulduğunda bir isteğe erişir “ yapmam gerek” düşüncesinden kurtulduğumuzda “ yapmak istiyorum” diyebiliriz. 
1. Korkunuzu tanıyın ve kabul edin.
2. Ondan söz edin, paylaşın.
3. Şifresini çözün: bu korku hangi duygulardan oluşuyor? 
4. İhtiyacınız olan tüm bilgileri araştırın.
5. Kendinizi teskin edin, başarılarınızı hatırlatın, iyi yönlerinizin bir listesini çıkarın ve kendinizi sevin. Kendi kendinizle saygılı ve sevecen dille konuşun. İçinizdeki çocukla görüşün ve onu iyileştiririn.
6. Fiziksel temas talep edin. Birisi size sarılır, kolunu omuzunuza atarsa onun göğsünün, karnının sıcaklığını sırtınızda hissedersiniz. Arkanızdadır.
7.  Geleceğe olumlu bakabilmek için kendinize bir alan bırakın. Sahneyi gözünüzün önüne getirin, nasıl harekete geçtiğinizi, nasıl davrandığınızı, nasıl istediğiniz gibi olabildiğinizi görün.
8.  En iyi halinizi, olumlu düşüncelerinizi ve düştüğünüzde sizi tutacak kişiyi aklınızda tutarak hareket edin.
9. Zorluğu aştığınızda, başardığınızda ve korkunuz geçtiğinde önceki halinizi hatırlayın. Bugünkü cesaretinizle gururunuzu onunla paylaşın.

Çocuk doğal olarak benmerkezcidir. Çevresindeki insanların arasında kendini dünyanın merkezi olarak görür. Henüz kendi merkez dışından bakıp insanların davranışlarının kendisi dışında bir nedeni olabileceğini düşünemez.