10/10
·463 syf.··
Beğendi
·
2024 10. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2024 12:11
Kitabı bitirirken benimde bittiğim o kitap..Yaptığım 2. inceleme olduğu için az çok ne yazmam gerektiğini biliyorum sanırım ve başlıyorum. Spoilerlı bir yer olursa belirteceğim. Bu kitabın ilk kitaptan daha iyi olduğunu düşünüyorum öncelikle çoğu kişi gibi. Ben açıkçası bu seri haricince önceden sadece bir kitap okumuştum fantastik türünde o yüzden bi tık okumakta zorlandım. O yüzden hatta kitabı okurken yanında Her Kimsen: İlk Set kitabını da bitirdim. Fantastiğe giriş için uygun bir kitap degildi belki ama o kitabin evreni falan o kadar güzeldi ki kitap beni içine çekti ve çok güzeldi.Beni bazen okumaya motivasyon eden şey baş karakter Erin ile İan idi. Gerçekten ilişkileri aşırı güzeldi. İan zaten bence mükemmel bir karakterdi okurların çoğunluğu sevmese de açıkçası. Okuduğum en iyi erkek karakterlerden biriydi ve bundan sonra da olacağına eminim. Neyse sonu hakkında spoilerlara geçmeden önce şunu söylemek istiyorum lütfen bu kitap serisini abartabilir miyiz?? Gerçekten baktığımız zaman yeterince abartilmadigini düşünüyorum ve herkesin bu seriyi okuması gerekiyor bence. Neyse SPOILER var bundan sonrasındaki cümlelerde. Kitabın sonunda ters köşe oldum bi tık. Bahsedilen anlaşmanın Erin ve İan in evlenmesi çıkacak sanıyordum ama daha garip çıktı. Şey dün bütün gece uyumadım Erin ve Erin mi diyeyim yoksa sen gerçek adını açıklamak istersin Ekhidna diyesim geliyor. Son kısımda bütün parçalar birleşti aslında. Erinin neden cadı olma içgüdüsünün olduğu falan da. Hepsi hekatenin onunla yaptığı anlaşma yüzünden oldu ve İan la olan aşklarının bağlarının çok kuvvetli hissetirmesinin de sebebi çok eskiye dayanmasiydi. Ne diyeceğimi pek bilmiyorum ya. Kitap bitince bi tık psikolojim bozuldu ve özellikle son söz kısmındaki Erinin mektubunu okuyan İan'ın Erini kurtarmak için critza ile
1000Kitap
Deniz Kızı AğladığındaEkin S. Koch · Ephesus Yayınları · 2021904 okunma
Daha iyi
Puan vermedi
Deniz Kızı Ağladığında birinci kitaptan daha sürükleyiciydi. Olay örgüleri iç içe geçmiş ve bence birinci kitaba göre daha bütünlük sağlamıştı. Tethys ve Selene’nin bakış açılarından olaylara bakmak bu kitabın beğendiğim özelliklerindendi. En beğendiğim yanı Erin’in önceki kitaptan ders çıkarmış olması ve titaniçeyi kendine rol model edinmesi oldu. (SPOİLER) Kitaba Tethys bakış açısıyla başlamak ilk başta şaşırtsada benim ilgimi olumlu gönde çok çekti. Erin’in o kadar bela atlatmasına rağmen Sigma Fi tarafından kaçırılması bana göre saçmaydı. En beğenmediğim kısım Sigma Fi’de tanıştıkları tesettürlü müslüman olan kızdı. Yok ben Hekate’yi tanrıça değil meleklerinden biri olarak görüyorum , büyüyü yapmamak için öğreniyorum. Hayal kurmak serbest burada yazara karışamam bende amatörce şeyler yazıyorum ama yazılan kurguda yanlış bilgileri oldum olası sevemiyorum. Altın ağacın kaybolması ve Fiona ve Erin’in Doğa Anayla tanışması ilk başta beni çok gerdi. Dedimki diğerleri bitmeden yeni bir düşman geldi. İlk başta düşmanca bir tavır sergilesede sonlara doğru ılımlı tavır sergilemesi insana derin bir oh dedirtiyor. Ayrıca Doğa Anaya kafa atan minatorun yaşaması ve kırkayaklarla birlikte dolapta yaşamaya başlaması çok güzel bir ayrıntı. Sare’nin kırkayakları dolapta bekletmesi ve Erin ve İan’ın onları sahiplenmesi çok güzeldi. Canavar olmak suç değil onların benlikleri. Erin Kraliçe Cadı olduğu sırada yine İan’ın kalbini kıracak sandım öldüm öldüm dirildim. Figi’nin taca dönüştükten sonra Erine ‘kedi olalı bir fare tuttun ‘ diyerek belkide ilk ve son övgüsü beni benden aldı. Bence Erin kendi dertlerine odaklı olarak biraz bencil bir yapıya sahip olsada diğerleri de hatalı. Gelip konuşmuyorlar Erinin onların akıllarını okumasını istiyorlar. Kız boyundan büyük
Deniz Kızı AğladığındaEkin S. Koch · Ephesus Yayınları · 2021904 okunma