Sonra güneş battı ve hava karardı yavaş yavaş, evler, avlular ve sokaklar kayboldu. Kasabanın etrafındaki bağlar da kayboldu çok geçmeden. Sonra uğultularıyla birlikte dağ, dağla birlikte ova da kayboldu ve ortalığı kaybolan şeylerin varlığını hatırlatan derin bir sessizlik kapladı.
Yahu, dedim Nihat'a; aklımızı mı kaybettik, ne yapıyoruz şimdi biz?
Nihat başını çevirip bana baktı.
Ağbi, dedi sonra; kendini kendinmiş gibi düşünme, şu anda biz annemin kollarıyız, duguğu o kovacak, biz değil. Yoksa içi rahat etmeyecek, biliyorsun.
Bir şey söyleyeyim mi, sana da zaten aldatılmak yakışırdı oğlum.
Bu sözleri duyunca duygulandım birden, ne diyeceğimi bilemeden, usulca yutkundum. İçimden kalkıp babama sarılmak geçti aslında ama yapamadım bunu.
"Dünyanın öbür ucunda ne var?" atlası dünya haritası ve devamında ikişer sayfalık çizimlerden oluşuyor. Dünyanın çok bilinmeyen coğrafyaları, ülkeleri, kültürleri harika çizimlerle sade ve anlaşılır bir şekilde anlatılmış. Sadece çocukların değil büyüklerin de ve özellikle gezginlerin de çok hoşuna gideceğini bir eser.
Emeği geçenlere çok teşekkürler, ellerine sağlık!