İvan İlyiç'i en çok üzen de kimsenin ona acınmak istediği gibi acımamasıydı. Izdırap dolu bazı anlarda -bunu itiraf etmeye utansa da- en çok istediği hasta bir çocuğa acıdıkları gibi kendisine de acınmasıydı.
İvan İlyiç'in ölümü, gerçekleşebilecek terfileri ve makam değişikliklerini düşündürmenin yanı sıra bu ölümü duyanların içini, kendilerinin değil de bir başkasının ölmüş olmasından kaynaklanan sevinçle doldurmuştu.
- Yüzlerce kişiyi öldürmek nasıl bir şey?
- İlk kez öldürdüğünde bir değil, sanki bin kişiyi öldürmüş gibi olursun. Yeni doğmuş ve annesi tarafından emzirilen o bebeği öldürmüşsündür. Babasının başını okşadığı o çocuğu da, bir genç kıza aşkını ilân eden o delikanlıyı da, zavallı bir kadının kocasını da, savaşa giderken ailesi tarafından uğurlanan o masumu da... bütün bu kişileri öldürmüş olursun. İkinci kez birini öldürdüğünde alt tarafı bir tek kişi öldürmüşsündür. Üçüncü kez ise, kimseyi öldürmüş sayılmazsın.