eksuas

Ama ya çamurdaki azizler; işte asıl ebedi harikalar onlardı. Hayatı yaşamaya asıl değer kılan, onlardı. Adaletsizliğin, kötülüğün çirkefinden yükselen ahlaki görkemi fark etmek; kendinden uzaklaşarak çamurlu gözlerdeki zor fark edilen ve uzak güzelliği yakalamak; bütün o zayıflığın, irade zaafının ve ahlaksızlığın içinden, tüm o cehennemi vahşiliğin arasından yükselen gücü, hakikati ve yüce manevi donanımı görmek...
Sayfa 144
Reklam
Hiç kimse tarafından korunup kollanmamış. Hep kendi başının çaresine bakmış. Kendi başının çaresine bakmış bir kızın gözleri yumuşak ve kibar olmaz, mesela... mesela sizin ki gibi olmaz.
Sayfa 121
Onu öylesine çok, öylesine feci ve öylesine ümitsizce seviyordu.
Sayfa 118
Ruth, eğer açlığı ve susuzluğu, sıcağı ve soğuğu hissediyorsa, aşkı da hissedebilir, yani bir adama aşık olabilirdi.
Sayfa 115 - Aşka dair
Ona başka hikayeler de okuduktan sonra öğrendiği tek şey vardı; ablası mutlu sonları seviyordu.
Sayfa 110
Edebiyat
Reklam