Aklın yanında hikmet dediğimiz yüksek bilgi kabiliyetine de yer vermek lâzımdır. Hikmet, bu âlemin olaylarına, onun üstüne çıkarak mütevazi bir şekilde bakmak, aralarındaki iç ahengi sezmek, aşk ile realitenin derinliğine nüfuz etmektir.
Nesneyi çok yakından izlemesi görüş gücünü zayıflatıyordu. Bu durumda belki bir-iki noktayı bütün ayrıntılarıyla görebiliyordu; ama bu şekilde bütünü gözden kaçırıyordu. Bu, derine inmek anlamına gelebilir. Gerçek her zaman bir kuyunun dibinde değildir. Aslında, daha önemli bilgilere bakınca, onun hep yüzeyde olduğuna inanıyorum. Biz onu vadilerin derinliklerinde ararken, o dağların dorukların da durmaktadır.