eksuas

Hâlâ "efendim, evet efendim" diyen, kasket giyen, okula giden çocuklarmış gibi davranmanın yolu var mıydı? Gün ışığı "evet" diyebilirdi bu soruya; ama karanlık ve ölümün dehşeti "hayır" diyordu.
Sayfa 229 - İş bankası kültür yayınları
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Einstein olamayacaksak fizik okumanın bir anlamı yok mu? Usain Bolt olamayacaksak bugün koşuya gitmemizin bir anlamı yok mu? Dün koştuğumuzdan daha yavaş ya da daha hızlı konuşmamızın bir anlamı yok mu? Bence bunlar anlamsız sorular. Eğer kızım bana, "Anne, bugün piyano çalmamalıyım çünkü hiçbir zaman Mozart olamayacağım," derse ona, "Mozart olmak için uygulama yapmıyorsun ki," diye cevap veririm.
Sayfa 311
Zorluklara atfettiğimiz kalıcı ve kendini tekrarlayan açıklamalar, küçük sorunları büyük felaketlere dönüştürebiliyor. Pes etmenin mantıklı görünmesini sağlayabiliyor.
Sayfa 200
Bir bebeği oturmayı öğrenirken ya da küçük bir çocuğu yürümeyi öğrenirken izlerseniz onların ne kadar çok hata yaptıklarını, başarısız olduklarını, becerilerinin yeteneklerini ne kadar aştığını, ne kadar çok konsantre olduklarını, çokça geri bildirim aldıklarını ve bol bol öğrendiklerini göreceksiniz. Fakat sonrasında... bir şeyler değişiyor. Çocuklar, anaokulu çağına gelince yaptıkları hataların büyüklerde belirli tepkilere neden olduğunu fark etmeye başlıyorlar. "Biz ne yapıyoruz ki?" derseniz: Somurtuyoruz. Biraz yanaklarımız kızarıyor. Ufaklıklars aceleyle yanaşıp yanlış yaptıklarını onlara göstermeye çalışıyoruz. Peki, böylelikle ne öğretiyoruz? Utancı. korkuyu. Mahcubiyeti.
Sayfa 165
Her gün "her işin başında" ne yapması gerektiğine karar veren birinden "daha sefil bir insan yoktur". - William James