eksuas

Bu sefer de neredeyse korkmuş bir gölge hızıyla oradan uzaklaşarak, öfkeye kapılınca ana dillerini unutup o güne dek hiç duymadıkları bir dille konuşmaya başlayan yarıçıplak çobanların hikayelerini doğru yürümüş bu adam. Sonra, oradan çıkıp yarattıkları mucizelerin farkına bile var varamayan zır cahil adamların, oradan geçip yeryüzünde bir yanık lekesi gibi gezinip duran aşıkların, oradan bıkıp büyük kötülüklere neden olan melek ruhlu insanların, oradan atlayıp gemilere doldurularak büyük bir şamata ile okyanus ortalarına gönderilen delilerin, oradan da sıçrayıp ah çektikçe küle dönüşen sırma saçlı kızların hikayelerine doğru yürümüş. Kimi zaman açlıktan ölen mucitlerin, müzisyenlerin, yazarların ve büyük düşünürlerin hikayelerine doğru yürüdüğü ve oralarda yaşanan sefaletin boyutlarına bakarak derin derin iç çektiği de olurmuş hatta.
Sayfa 113 - Everest yayınları
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir bakıma, insan gördüğü şeylerin toplamı kadar uyanık, görmediği şeylerin sonsuzluğu kadar uykuda oluyor, diyordum. Ardından da, olaya bu açıdan bakıldığında, var olan her şeyi asla aynı anda göremeyeceğimize göre, demek ki uyanmanın hiç, ama hiç mi hiç sonu yok, diyordum.
Sayfa 100 - Everest yayınları
Edebiyat
Yüzüme değil, aramızdaki onca uzaklığa rağmen, tuhaf bir şekilde, içimin derinliklerine doğru baktı. Orada uyuyan, karanlık bir noktaya doğru... Sonra, içimdeki o nokta da kendisine bakıldığını bilip gözlerini sessizce açıverdi sanki ve azizim, işte bana ne olduysa o sırada oldu.
Sayfa 74 - Everest yayınları
Derken, efendime söyleyeyim, işte bu tatsız düşüncelerle birlikte yürüye yürüye, geniş bir kavis çizerek, sonunda surların sonuna kadar gitmiş bu adam. Gidince de, şimdi benim burada kelimelerle anlatamayacağım ölçüde büyük mü büyük bir şaşkınlık yaşamış. Ufuk çizgisine doğru uzanan geniş topraklarla, irili ufaklı tepelerle, ıssız derelerle, ya da göğün altında parıldayıp duran bol güneşli çayırlarla karşılaşacağı yerde, yine şehirle karşılaşmış çünkü.
Sayfa 49 - Everest
Edebiyat
Hem de öyle yalnız kalmış ki, başkentten kalkıp gelişinden bu yana sürdürdüğü onca mücadele, çektiği onca eziyet, hatta sergilediği çeşitli maskaralıklarla birlikte döktüğü onca gözyaşı, bir için bu yalnızlığa doğru yapılan bilinçsiz bir yolculuğun ayrıntıları gibi gözükmüş ona. Sonra, hayatın, binlerce bilinçsiz yolculuktan oluşan daha büyük ve daha bilinçsiz bir yolculuk olduğunu düşünmüş de, ben nereye gidiyorum acaba diye dönüp kendi geçmişinin karanlığında birtakım işaretler aramış, arayınca ne yapıp edip bulmuş, bulunca da tuhaf bir şekilde hafifçe ürpermiş mi bilmiyorum.
Sayfa 33 - Everest yayınları
Edebiyat