"daima bir tefekküre ihtiyaç vardır diyoruz çünkü insan kendine tahmininden daha fazla yabancıdır. ... vaziyet dereye salınan dal parçasından çok da farklı değil. akıntıya kendini bırakmış oraya buraya savrulur gibi. rüzgar gülü kendisini rüzgarın çevirdiğinden habersiz, yalnız başına döndüğünü zanneder. birçoğumuzun tercihlerini eğitimimiz, arkadaşların veya kamuoyunun eleştirileri, özlü sözler, telkinler şekillendirir. çok azımız hangi limana gittiğimizi, ne zaman nerede demirleyip kendimizi toparlayacağımızı biliriz."
"şayet tefekkür doğru yönlendirilir, bilincimizin diplerine kadar inmesine izin verip harici ve dahili etkilerin sükunetimizi bozmamasını sağlayabilirsek mutlaka müspet bir neticeye varırız."
"günlük tembelliğimiz bizi yaşama hevesimizden uzaklaştırır; yerine içi boş ve değersiz hayaller koyar. sadece düzen, sükûnet ve verimli çalışmakla hayat gerçek mutluluğuna kavuşur. 'yaşadığımı hissediyorum' diye tabir edilen duyguyu sadece çalışmayı alışkanlık haline getirerek elde edebiliriz. "