Bu hayatta iyi niyeti fazla ucuz tutmanın insanlara kaybettirdiğini düşünüyorum. Siz insanlara açık kalpli, şeffaf ve samimi duygularla yaklaşırken onlar arka planda farklı hesaplara girişiyor, farklı bağlantılar kuruyor, size sizin onlara baktığınız bağ, empati, iyi niyetle bakmıyor; sessizce kendi geleceklerini güvene almanın hesaplarını yapıyorlar. Bu yüzden iyi insanlar, her yerde saf bir şekilde iyi olmamayı öğrenecek kadar akıllı, başkalarının kendini öncelediği gibi kendini başa koymayı bilecek kadar da sınır bilen biri olmalıdır. İyiliğe evet, aptallığa hayır.
Ebedî Vuslatın Gölgesinde: Cennetle Müşerref Bir Gönlün Hikâyesi ​İnsanoğlu, varlık sahnesine adım attığı ilk andan itibaren bir "varış"ın özlemiyle nefes alır. Dünya, bu uzun ve çetin yolculukta ruhun ancak bir süreliğine soluklandığı, kumları arasında hakikati aradığı bir menzildir. Oysa hakiki huzur, geçici olanın aldatıcı parlaklığında değil, Allah’ın vadettiği cennetin ebedî huzurunda saklıdır. Cennetle mutlu olmak, dünyayı bir amaç değil, bir eşik; bir son değil, bir hazırlık evi olarak görme bilgeliğine ermektir. ​Bu yüksek şuur, evvela O Ebedî Sevgili’nin rızasını her şeyin üzerinde tutmakla filizlenir. Bir kalp, kendi arzularının sisli vadisinden çıkıp Rabb’inin rızasına yöneldiğinde, dünyanın tüm ihtişamı bir seraptan ibaret kalır. İnsan, yaratıcısının hoşnutluğunu hayatının pusulası yaptığında, artık fani olanın peşinde değil, baki olanın izinde yürüyen bir yolcuya dönüşür. Bu yolculukta gönül, dünyaya değil, sadece sahibine, yani Rabbine emanettir. Zira emanet edilenin sahibi Allah ise, o kalp dünyanın kederlerine karşı zırhlıdır; zira dünya, o kalbin sığındığı bir liman değil, sadece geçip gittiği imandan bir köprüdür. ​Bugünün sabrını yarının ebedî mükâfatına dönüştürmek, cenneti özleyenlerin en soylu sanatıdır. Dünya bir imtihan meydanıdır ve burada gösterilen her metanet, her diş sıkış, her "Allah var, gam yok" deyiş, cennet bahçelerine dikilen birer fidana dönüşür. Sabır, acıyı dindiren bir melhem değil, onu sonsuz bir huzurun müjdesine evrilten kutlu bir köprüdür. Her secde, toprakla buluşan alın, aslında gökyüzünün ebedî vadedilen sakinlerine bir selam, bir "geliyorum" deyişidir. Her namaz, her hayır, her ihlaslı adım; dünyevi olanın küllerinden sıyrılıp, sonsuzluğun güneşine doğru kanat çırpmaktır. ​Cennetle mutlu olmak, dünya
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kaosun Ardındaki Güzellik: Mandelbrot Seti
Bir bilgisayara yalnızca şu talimatı verdiğinizi düşünün: "Aynı matematiksel işlemi tekrar etmeye devam et." Başka hiçbir şey yok. Peki sonuç ne oluyor? İnsan zihninin kavramakta zorlandığı kadar karmaşık, fakat aynı zamanda kusursuz bir düzen ortaya çıkıyor. İşte bu, Mandelbrot Seti. İlk bakışta yalnızca ilginç bir şekil gibi görünebilir. Fakat her yakınlaştırmada yeni bir evren açılıyor. Yaklaştıkça yeni desenler keşfediyorsunuz. O desenlerin içinde yine aynı yapılar beliriyor. Sonra onların içinde de... Bu süreç teorik olarak hiç bitmiyor. En şaşırtıcı olan ise bütün bu sonsuz karmaşıklığın yalnızca birkaç satırlık bir matematiksel kuraldan doğması. Mandelbrot Seti, bize önemli bir gerçeği hatırlatıyor: Doğadaki birçok yapı ilk bakışta düzensiz görünse de aslında belirli matematiksel örüntüler taşır. Bulutlar, dağlar, kıyı şeritleri, ağaç dalları, nehir yatakları, akciğerlerimiz, yıldırımlar... Hepsi farklı görünür; fakat birçoğunda fraktal geometriye özgü kendini tekrar eden yapılar bulunur. Bu yüzden Mandelbrot Seti yalnızca matematikçilerin ilgilendiği bir konu değildir. Fizikten biyolojiye, ekonomiden bilgisayar bilimlerine kadar pek çok alanda doğanın karmaşık davranışlarını anlamak için ilham veren bir modeldir. Belki de bu yüzden Mandelbrot bana matematiğin yalnızca hesap yapmak olmadığını düşündürüyor. Matematik, evrenin görünmeyen mimarisini anlamaya çalıştığımız ortak dildir. Ve belki de kaos, sandığımız gibi düzenin karşıtı değildir. Belki de kaos, henüz çözmeyi başaramadığımız kadar büyük bir düzenin görünen yüzüdür. Eğer Mandelbrot Seti ile ilk kez tanışıyorsanız, aşağıdaki videoyu izlemenizi tavsiye ederim. Yaklaşık 20 dakikada, matematiğin neden yalnızca bir ders olmadığını; aynı zamanda hayranlık uyandıran bir keşif yolculuğu olduğunu
Düşünce
Gerçeklerde biraz (: Yok kendime dahi torpil yok.
Yaşarken olenler, olmüşken yaşayanlar, oldüğü için ölenler... Hayatımda sevdiğim tek tük insan vardı. Toprağa dönüştüler. Şerefsize dönüşenlere bir şey olmadı. Ya yaşarlarken ya da olmüşlerken kaybettim. Sevdiklerim olarak kaybettim ama asıl kaybeden o yaşayanlardı ama oldükleri için umrumda değiller ve o yüzden kayıp ya da kazanç olayına bile değinmiyorum. Daha küçük acılarda omurgasını yamultanları affetmeyeceğim. Onlar da kendini affetmesin. Ya da pek bir şeye maruz kalmadan çok şeye maruz bırakanları. Hayatın zorlaştırıcılığında rol oynayan herkes suçlu. Ve affetmiyorum. Bugün affetmeyen tarafındayım. Büyük oldukları için hürmet beklerken büyük gibi davranmayanlara ise öfkem de var. Yaşınız aşağılık oluşunuzu örtememiş. İğrenç oluşunuzu kapatmamış ne saygısı? Beni ölünce beni yiyecek olan kurtçuklara dahi saygıyla yaklaşırken onlar bir kurtçuk seviyesinde bile değil. Ne saygısı cidden? Acizlik ve pştluk saygı duyma algıma girmiyor. İnsan o yaşına kadar hiç mi kendini sorgulamaz, hiç mi kendini adam etmeye çalışmaz, hiç mi bir şeyleri düzeltmeyi düşünmez? B.k yemeye başlayıp nefeslenmeye dahi fırsat bırakmamışlar. B.k havuzu olup yaşlarından ötürü, sadece yaşlarından ötürü böbürlenerek yürüyorlar. Büyümek gerçekten saygıya baksaydı çoğu insan Dünyaya geldiği ilk andaki haliyle kalırdı. Bu senin emeğinle ya da çabanla hak etmiş olduğun bir şey değil. Ne saygısı? Benden fazlaca gün yaşamışsın. Ona rağmen bir halta yaramamış. Ne saygısı? Saygıya da basit gözüyle bakıyorsunuz: Yaşla sınırlandırılması ya da yaşın içinde olması basitliğini gösteriyor. Ezberden bozma hiçbir şeye saygım yok. Ağlayarak amel defterlerine yazabilirler. Layıkıyla olamamış olduğunuz hiçbir şeye saygı duymam ben. Mesafeden ikinci çoğulla konuşurum, saygıdan değil. Siz de aslında hak etmediğinizi
Duygu ve Düşünce
farkli bir müzik ya da hosunuza giden bir kitap buldugunuzda beyninizin onu surekli arka planda calmasini isteyenler ???
PSİKOLOJİK HASTA ya da DELİ DEĞİLSİNİZ !/Otizm/Dehb
Hastalıklara başlarken İlk olarak genetik problemlerin ana çalışma mantığını ele almamız gerekiyor.Epigenetik hepimizin bildiği gibi çevresel koşulların dnayı etkilemesidir. Dna methilasyonu dediğimiz bu işlem tam anlamıyla şöyle işler: Diyelimki atalarımızdan bize takıntı geni geldi ama biz güzel bir ailede büyüyoruz böyle olduğunda dna methil gelip takıntı genlerimizi kapatıyor.Sevgi genlerimiz var ama kötü bir ailede büyüyoruz bu sefer dna methil gelip sevgi genlerimizi kapatıyor.Burada methil gene müdahale etmiyo histonu kapatıyo sadece gen aktif olmuyor.Asetilde açar.Histonda dnayı makara gibi saran bir yapı aslında. Dehbin tek bir nedeni var o da anne babanın günahlarından dolayı şeytanın çocuğa musallat olmasıdır.ve özellikle Şeytan anne babanın günahlarından dolayı ana rahminde çocuğun dna methilasyonunu harekete geçiriyor histona yapışıp geni bozuyor.Allahın hakkı 3 tür anne baban 3.büyük günahı işlediğinde çocuk ağır genetik hasarla doğar.Yine onların atalarıda 3.büyük hatayı işlemiştir anne babanda işleyince üstüne çocuk genetik hasarla doğuyor.( 1 2 3 ten sonra.Gemişteki atalarının yaptığıda 1 2 3 olmuştur.Allahüteala onuda gizlemiştir.Belirli bir tekrardan sonra.Vücuda mikrop girdiğinde belirli bir sayıya ulaşmak için tekrar tekrar hata yapmanız gerekiyor tıbbi açıklaması böyle.) Ama Allahüteala hücreyi açmıyor.Yine ufak tefek sıkıntılar olur çocukta.İlerleyen zamanlarda çocuk 20 yaşına geldi diyelim anne baba büyük günah işlemeye devam ederse Allahüteala çocuğun hücreyi bir anda açıyor.Eğer genetik olarak müdahale edemediyse çocuk babaya karşı geldiyse en ufak sebepten babanın üzerindeki şeytanlar çocuğa geçiyor.Burda çocuğun rahatsızlanma nedeni de kuranı kerimdeki 54 farzlardan birini yerine getirmiyor olması.Eğer atalarının geçemediği imtihanları