Bütün gücümle kadınların, bütün kadınların kadınlığın ne olduğunu nihayet anlamasını diledim; gücünü ve gururunu ve hayattaki yerini anlamalarını; dünyanın anneleri olarak görevlerinin ne olduğunu görmelerini; yaşayan herkesi sevmelerini ve onlara değer vermelerini; erkeklerin ne kadar kötü olabileceğini görmelerini; yalnızca en iyilerini seçip daha da iyilerini dünyaya getirmelerini; insan olarak görevlerinin ne olduğunu görmelerini ve yaşama, çalışmaya ve mutluluğa kendilerini tamamen adamalarını diledim.
Nefes nefese, gözlerimde ışıltıyla durdum. Bedenim titreyerek bekledim bir şeylerin olmasını.
Hiçbir şey olmadı.
Görüyorsunuz ya, bana yapılan büyü kara büyüydü, benim dileğimse bembeyaz bir dilek.
Dileğim bir işe yaramadı. Daha da kötüsü, önceden yoluna koyulan her şey de eski haline geri dönmüştü.
I put myself into his hands and love it. He tells me what to do be saved. I do what he tells me neatly, straightaway, as if he is working me by remote control.