"Rabbim! Bana bir düşman musallat ettin ki, onu göğsüme ve damarlarıma yerleştirdin. Ben bir kötülüğe niyet etsem, beni ona teşvik ediyor. Bir iyiliğe azmetsem, ona engel oluyor. Şayet gaflete düşsem, gaflete düşmüyor. Unutacak olsam, unutmuyor! Şehvetleri önüme dikiyor, şüphelerle bana saldırıyor. Eğer Sen onun tuzağını benden def etmezsen, ayağımı kaydıracak. Allah'ım! Onun benim üzerimdeki hâkimiyetini, Senin onun üzerindeki hâkimiyetinle yok et ki, kurtulanlarla birlikte ben de kurtulayım."
Siyretu Ömer İbni. Abdilaziz, sf. 115
İmam İbnu Recep el-Hanbeli (rahimehullah) der ki:
"Sabır ile imtihanın gitmesini beklemek bir ibadettir. Hiç şüphesiz bela uzun sürmeyecektir.
Başına gelen her musibete sabret ve dayanıklı ol. Başına gelen zararın ebedi olmadığı iyice belle.
Senden evvelki şahsiyetlerin sabrettiği gibi sen de sabret.
Zira belalar nöbetleşerek gelir, bu gün varsa yarın yoktur. "
Mecmuu'r Resail