Kendi hayatlarında bir başarı elde edememiş, kendisi ve çevresiyle sorunları olan insanlar kafalarındaki pişmanlık dolu sesleri bastırmak için başkalarının çığlıklarına ihtiyaç duyarlar.
Kendi yaralarını başkalarının acılarıyla sarmaya çalışırlar. Sebebi olduğu insanların yıkılışlarını uzaktan izlerken büyük keyif alırlar. Kurbanlarının yanında timsah gözyaşlarıyla ağlarken, sonrasında zafer taçlarını takarlar. Başarılarıyla gururlanırlar. Dedim ya, zavallıdırlar. Dipsiz ve karanlık bir kuyuda yaşarlar. Aydınlık gördükleri her seye saldırırlar.
Kendimi kendi halime, insanları da artık zamana bırakıyorum. Uğradığım tüm haksızlıkları, sustuklarımı ve arkamdan
konuşulanları, yaşadıklarımı ve yaşamadıklarımı beni en iyi bilene bırakıyorum. Çünkü O'nun ilahi adaletinden
daha iyi bir makam tanımıyorum.
Senin anlayacağın, bir yanım delice sevmek isterken, yalnızlığın tüm sokaklarını da ezbere bilir diğer yanım. Yani beni varlığınla mutlu edip yokluğunla sınama. Var bildigim insanların yokluğuna da ezelden alışkınım. Beni seveceksen işte böyle sev.