Topal Ali, çoktandır patlamaya hazırlanmıştı: “Ben” dedi, “ ben hiçbir şey görmedim. Hiçbir şeycik. Bir iz sürdüm diye köylü yüzüme bakmıyor. Ne bu köylü, ne de bizim köylü. Ben geçerken çocuklar bile arkasını dönüyor. Avradım bile bana tiksinerek baktı. Konuşmadı benimle. Ben hiç mi hiç bir şey görmedim Ağa. Bunu böyle bilesin. Memedin, seni vurduğunu bile görmedim, dedi, ayağa kalktı kapıya doğru hışımla yürüdü. Bütün vücudu isyan kesmişti. Meşekkel bir isyan gibi yürüdü 
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hapisaneyle dağın birbirlerinden zerrece farkı yoktur. İki yerde de reisler var, geriye kalanlar reislerin kullarıdır. Hem de ne aşağılık kullar… Reisler insan gibi yaşarlar, ötekiler köpek gibi…
“Bak Ağa, şurası kızın kalçalarının yeri. Şurası da kürek kemiklerinin… Şurası da başının geldiği yer. Şu çizgilere bak. Buraya saçları yayılmıştır… Yani Ağam, atı alan…”