Elçin

Elçin
@elcinvural
Evliyim 2 çocuğum var. Burada insan peşinde değil kitap peşindeyim. . Ve lütfen haddinizi biliniz! Teşekkürler…
Moda Tasarımcısı
Moda Tasarımı Lisans (2007), Çocuk Gelişimi (hala öğrenci)
İstanbul
28 Mart
97 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
“Dönüşüm” için ne kadar dirençliyiz?
Puan vermedi·74 syf.··
2026 10. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 06:44
“Dönüşüm” bir adamın yalnızca böceğe dönüşmesini anlatan tuhaf bir hikaye değil. Aynı zamanda yabancılaşma, bireyin kimlik kaybı, aile ilişkileri, toplumun insanı faydası kadar sevmesi, değersizlik hissi üzerine düşünmeye sevk eden oldukça güçlü bir metin. İlginç olan Grego bir böcek olarak uyandığında ilk tepkisinin “Bana ne oldu?” değil “İşe nasıl gideceğim?” Olmasıdır. Kafka bize insanın çalışma düzeni içinde nasıl makineleştiğini daha ilk sayfalarda sorgulatıyor. Ailenin geçimini sağlayan tek kişi olduğu için artık çalışamayacak olması aile üyelerinin ilgilerinin ve sevgilerinin giderek azalmasına neden olur. Yani aslında insan yalnızca ürettiği kadar değerlidir. Kafka, Grego ’nun fiziksel dönüşümünü bir metafor olarak kullanarak, insanın yaşadığı içsel değişimlerin başta en yakınları olmak üzere çevresi tarafından her zaman kabul görmediğini gösterir. Çünkü çoğu zaman insanlar bizi olduğumuz kişi için değil, kendi hayatlarındaki rolümüz ve onlara sağladığımız fayda kadar sever ya da reddederler. Bu nedenle dönüşüm çoğu zaman sancılıdır. İnsan değiştikçe yalnızca kendisiyle değil, onu belirli bir kalıba yerleştirmiş olan çevresiyle de yüzleşmek zorunda kalır. Değişim; direnç, çatışma ve hatta kayıplar getirebilir. Belki de bu yüzden Dönüşüm, bir adamın böceğe dönüşmesinden çok, insanın kendisi olmaya çalışırken ödemek zorunda kaldığı bedeli anlatır. Kafka, Grego Samsa’nın hikâyesi üzerinden bize rahatsız edici ama önemli bir soru bırakıyor: “Bizi gerçekten kim olduğumuz için mi seviyorlar, yoksa hayatlarındaki işlevimiz kadar mı?”
1000Kitap
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268,1bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnce Memed’den Bana Kalan
Puan vermedi·436 syf.··
2026 8. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 09:16
Çok sevdiğim birinin önerisiyle aldım bu kitabı. Bu incelemeyi yazmak için heyecanlı olsam da zorlanacağımı biliyordum. Ama varsın zorlayıcı olsun; insan biraz da zorlandığı yerde gelişiyor. Bu, Yaşar Kemal’den okuduğum ilk kitap. Kitap, uzun bir çakırdiken tasviriyle başlıyor. İlk başta sıradan bir doğa betimlemesi gibi görünse de sayfalar ilerledikçe anlıyorsunuz ki çakırdiken yalnızca bir bitki değil. Ağalık düzenine boyun eğmiş köylünün acısı, Memed’in yarası, yakarışı ve isyanının sembolü. Memed çakırdikenlerin arasında koşarken yalnızca bacakları yaralanmadı; ruhu, benliği ve kalbi de paramparça oldu. Belki de bu yüzden yakmak istedi hepsini. Yakarak kurtulmak istedi acısından. Peki neden köy halkı kendilerini ezen, aç bırakan, tarlasına, bağına, bahçesine, öküzüne göz diken bu ağalık düzeninin karşısında el pençe divan durdu? Neden bazıları Memed’in başkaldırısının ardında dimdik durabilirken, bazıları başka bir hayatın mümkün olduğunu gördüğü hâlde kendi celladından vazgeçemedi? Ve Hatçe… Canım Hatçe. Güzel Hatçe. Kadersiz Hatçe… Dağda bile bir aynaya özlem duyan, kıyafetlerinden vazgeçmeye kıyamayan, hayallerine sımsıkı tutunan Hatçe… Yüreğimi en çok sen yaktın. Serinin diğer kitaplarını da elbette okuyacağım. Ama şimdilik bu hikâyenin bende bıraktıklarıyla biraz baş başa kalmaya, içimde demlenmesine izin vermeye ihtiyacım var. İnce Memed, yalnızca bir eşkıya hikâyesi değil; zulme boyun eğmeyi reddeden, adalet arayan ve başkaldırmanın bedelini göze alan insanların hikâyesi. Sistemi sorgulayan, kabullenmek yerine değiştirmeyi düşünen ruhlara iyi gelecektir. Okuyunuz. Okutunuz efendim. Yakında yeniden görüşeceğiz, İnce Memed. Şimdilik hoşça kal…
1000Kitap
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,4bin okunma
Sizin bağlanma türünüz hangisi?
Puan vermedi·239 syf.··
2021 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2021 00:00
John Bolwby tarafından geliştirilmiş olan “Bağlanma Kuramı” nın ilişkilerdeki rolünü ve belirleyiciliğini anlatan herkesin muhakkak okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap. Tabi kitabı okumuş olmak için okursanız hiçbir fayda görmezsiniz. Burada ki asıl mesele kendi bağlanma modelini farkına varmak ve sonrasında aslında hissettiğimiz duyguların karşımızdaki insanla ilgili olduğunu değil bu bağlanma modelinden kaynaklandığını anlayabilmek. Kaygılı’lar her zaman kaçınganlara çekilir’in bizdeki açılımı “kaçan kovalanır” aslında. Ve kaçan kovalanmak zorunda değil:) Ayrıca iyi haber güvenli bireye denk geldiğimizde bizim de bağlanma modelimiz “güvenli” ye dönebilir. Özetle, okuyunuz, gerçekler yüzünüze vurduğunda savunmaya geçmeyiniz ve partnerinize bir de bu gözle bakınız.
1000Kitap
BağlanmaAmir Levine · Aganta Kitap · 20186bin okunma
7/10
·217 syf.··
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2026 17:59
Nobel ödülü almış çeşitli kişilerin kendi uzmanlık alanlarına yönelik çocuklar tarafından sorulmuş soruları yanıtladığı bir kitap. Okunması çok elzem mi? Bence değil. Başta ilgimi çeker diye düşünmüştüm ancak okurken pek öyle hissetmedim. Soruları çocuklar sorduğuna göre cevapların daha çocukların düzeyine uygun olması gerektiğini düşündüm ama bu kitap yetişkinler okusun diye yazılmışsa o kadar basit bir dil uygun olur muydu ona da emin olamadım. Ama 10-12 yaş grubu bu kitabı okur ve anlar mı 11 yaşında çocuğu olan bir anne olarak cevabım kesinlikle hayır. (İstisnalar kaideyi bozmaz). Ben bile okurken bazen anlamakta zorlandım. Şunu anladım Nobel Ödülü alan bilim insanları çocukların sordukları sorulara onların düzeyine inerek yanıt veremiyorlarmış, bir de sorulan soru dışında da kendilerince başka sorular üretip yanıt vermişler. Özetle fikir güzel ama olmamış.
1000Kitap
Çocuklar Soruyor, Nobel’liler CevaplıyorBettina Stiekel · İş Bankası Yayınları · 200669 okunma
10/10
·164 syf.··
2026 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2026 13:26
Bahar Eriş’in okuduğum 2. Kitabıydı ve ben yine çok beğendim. Klasik Aile-Çocuk kitaplarından farkı insanı okudukça vicdan azabına sürüklemiyor aksine hiçbir şey için geç değildir anlayışını benimseyen bir tarzı var. Çocuklarla kurulan 3 çeşit bağ olduğunu savunuyor. 1-Göbek Bağı 2-Kalp Bağı 3-Beyin Bağı Aslında bu bağ tiplerini Maslow’un İhtiyaçlar Pramidi üzerinden açıklamış çok da güzel olmuş. Göbek bağı, fizyolojik ihtiyaçları; kalp bağı, güvenlik, ait olma ve sevgi ihtiyacını; beyin bağı ise değer ve kendini geliştirme ihtiyacını temsil ediyor. Özellikle ergenlik döneminde ebeveynlerin asıl ihtiyacı olan “beyin bağı”nı aktif tutmaya çalışmak önemli diyor.Bütünsel bir yaklaşımla karşılaştığımız sorunların ardında sadece psikolojik değil fiziksel ihtiyaçların da olabileceğini (uyku eksikliği, hareket eksikliği, yanlış beslenme gibi) hatırlatıyor.Ayrıca ebeveynlik stillerinden de kısaca bahsetmiş. Kitabı okurken kendi ebeveynlik modelinizi de farketmiş oluyorsunuz. Özetle Bahar Hanım diyor ki önce senin ebeveynlik modelin nedir onu bir keşfet bu ebeveynlik modelinin sana dönüşleri nasıl bunu farket, çocuğun yaratıcılığına ket vurmak istemiyorsan bırak sıkılsın, ortalama beklentinin dışında davranan çocuğun farklı ihtiyaçları olduğunu belki farklı öğrendiğini gör, çünkü zamanında Einstein’a da öğretmeni “bu çocuktan bir halt olmaz” demiş sırf standart eğitime uyum sağlayamıyor diye, bir süre sonra o seni sollayıp geçecek ona yetişmek istiyorsan sen de oku, öğren, deneyimle ve unutma hiçbir zaman geç kalınmış değildir. Hala bir şeyleri düzeltmek için zamanımız var
1000Kitap
Anne Beynim AçBahar Eriş · Alfa Yayıncılık · 2021681 okunma