“Bak Ağa, şurası kızın kalçalarının yeri. Şurası da kürek kemiklerinin… Şurası da başının geldiği yer. Şu çizgilere bak. Buraya saçları yayılmıştır… Yani Ağam, atı alan…”
Memed: “Getir hele,” dedi. Hatçe, bohçayı getirdi. Memed, karıştırdı bohçayı: “Ohhoooo,” dedi, “bunlarda bir kuru parça değil, yüz parça bile bulunur.” Hatçe: “Bulunur,” dedi. “Hepsini yak da çıplak gezelim.”