Bir ot gibi yaşayıp sonunda o zamanlar olduğu gibi verimsiz bir işçi olarak ölmektense, bir doktor olarak yoldaşlarıma yardım etmeye çalışmanın elbet daha anlamlı olacağını düşündüm.
Bir toplama kampında sanata benzer bir şeyin olduğunu keşfetmek, dışarıdan birisi için yeterince şaşırtıcıdır, ama kampta bir de mizah duygusu olduğunu görmek çok daha şaşırtıcı olacaktır.
Özellikle 6-11 yaş arasındaki çocuklarda beynin baskın olan Amigdala modunu (savaş-kaç) kapatıp nasıl usul usul Frontal Korteks (mantık) modunu açacağımızı adım adım son derece anlaşılır şekilde anlatan, okuması, anlaması çok rahat bir başucu kitabı. Hemen hemen bu yaş aralığında karşılaşabilinecek çoğu sorun için başlık açmış. Diğer birçok bunun benzeri kitapta karşılaşacağımız; çocuklarla yaşadığımız sorunların temelinde aslında iletişim eksikliğinin olduğunu bir kez daha çok sade ve anlaşılır bir dilde anlatmış. Konu net. Çocuk seni dinlesin istiyorsa önce sen dinleyeceksin, çocuk seninle konuşsun istiyorsan önce sen konuşacaksın, çocuk yalan söylemesin istiyorsan önce sen etrafındaki herkese karşı dürüst olacaksın, çocuk sakin kalsın istiyorsan önce sen kriz anlarında sakin kalmayı başaracaksın, ekrana yapışmasından şikayetçiysen onunla daha çok vakit geçirecek daha çok bağ kuracaksın gibi gibi hepimizin bildiği ama uygulamaya gelince duvara çarptığımız konular.
İçsel yaşamdaki bu yoğunlaşma, tutuklunun geçmişe kaçmasını sağlayarak, varoluşunun boşluğundan, terk edilmişliğinden ve tinsel yoksulluğundan kurtulmasına yardım ediyordu.