"Dil, iletişim kurmak için kelimelere ihtiyacımız olmadığını anlamayanların uydurduğu bir efsaneden başka bir şey değil. Bizi birbirimize bağlayan ve bir yapan ruhlarımızdır."
Bir pazarlama şirketinde çalışan Gregor Samsa’nın bir sabah uyanışında böceğe dönüşünü ele alan kitap, bu değişim sonucunda ailenin o bakış açısı ve Gregor Samsa’nın böceğe dönen haline alışma sürecini ele alır.
#spoiler içerir!!
Franz Kafka aslında bu kitapta insanı böcek metaforu üzerinden anlatır. Gregor'un ilk böceğe dönüştüğü zamandan başlıyalım. İlk böceğe dönüştüğünde vereceğimiz ilk tepki muhtemelen şaşkınlık olur fakat Gregor'un aklına gelen ilk şey iş. Çalıştığı iş sevmediği ve sırf babasının borcunu ödemek için gittiği iş. Ki tapta şöyle bir alıntı geçiyor. " Gregor ailesinin tüm yükünü kaldırabilecek kadar çok para kazanmasına ve bu yükü taşımasına rağmen o ilk güzel günler bir daha tekrarlanmamıştı. Çünkü her iki tataf da bu duruma alışmıştı."
Babasının borcunu ödemeye çalışıp ailesine katkı vermeye çalışması sonradan onun sorumluluğu olmuş ailesi bu duruma alışmıştı. Yaptığı iyiliğe alışılmış sonradan bu onun görevi olmuştu.Babası onun üzerine büyük bir yük bırakmıştı.
Aynı Franz Kafka nın hayatında olduğu gibi. Franz Kafka'nın kardeşleri öldükten sonra babası Kafka'ya fazla yüklendiği için Kafka çekingen biri oluyor. Babaya Mektup kitabında bunu açıkça görebilirsiniz.
Gregor dönüştükten yani artık aileye bir katkı sağlayamacak duruma geldkten sonra babası onu ortadan kaldırılması gereken bir şey olarak görüyor.
Kardeşi ilk başta iyi yaklaşmasına rağmen sonradan o da ortadan kaldırılması gerektiğini düşünüyor.
Kız kardeşi bir yerde " İnsan bizim gibi nu kadar çok çalıştıktan sonra eve geldiğinde bir de böyle bir işkenceye katlanamaz doğrusu" diyor. Oysa üçünün geçindirmeye çalıştığı evi Gregor tek başına geçindirmeye çalışıyordu.
Başka bir yerde ise böceğin gregor olmadığını ve ondan kurtulmaları gerektiği söylüyor . Oysa gregor onları anlayabiliyor