📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kadını 19. yüzyıla kadar boynuna tasma takarak; 20. yüzyılda ise soyarak satan Batı, hokkabaz mantığıyla kadın haklarında referans kabul edildi. Kadını ana hatlarıyla ve mahrem çizgileriyle kayda geçen, 12 ayette anne olmasına vurgu yapıp insanlığa mevkisinin yüceliğini hatırlatan, muhataplarını ona karşı saygılı olmaya çağıran İslâm yargılandı; kadın tacirleri itibar gördü. Kadını hayvan pazarında satan İngiliz iradesi, "kadın hakkı müdafi" kabul edildi. Müslümana ebeveynine iyi davranmayı emreden, umumi planda ise bütün milletleri anneye karşı saygılı olmaya çağıran, yeryüzünün en mazlum varlığı kadının davasına el koyan İslâm ise sorgulandı.
Kadını mirastan mahrum eden Batı yüceltildi. Eşi ölünce amcasının çocukları tarafından mirası gasp edilen ve kızlarıyla ortada kalan Evs'in hanımının davasına el koyan, "Kadının da mirastan payı var." diyen; dünyaya gelen kız çocuklarının, babalarının yüzlerinin kararmasına değil, müeddeb halleriyle babalarının cehenneme girmelerine engel olacaklarını söyleyen İslâm sorgulandı. Erkeklerden Ebû Bekir'i, kadınlardan Hatice'yi çıkaran, erkek nereye kadar yükseldiyse kadını da oraya kadar yücelten İslâm yargılandı.
Fransa'da okuyan fakat sadece Batı'nın "gör" dediğini gören Kasım Emin, eşi ve annesi de içinde olmak üzere kadın cinsinden her varlığı "satılacak bir mal" olarak telakki eden Batı'nın aklıyla İslâm'a döndü ve "Özgürleşmesi için kadın açılmalı." dedi. Çünkü açılan kadın şehvet tacirleri tarafından keşfedilecek ve farklı zaviyelerden "meta" haline getirilecekti. Kasım Emin'in önceki köle tacirlerinden tek farkı, kadına köleliği "hürriyet zarfı" içerisinde takdim etmesiydi.
İbnü'l-Heysem'e göre hikmet; doğruyu ve hakikati elde etmek için her türlü bilginin edinilmesi, her türlü davranışın yerine getirilmesidir.
...
İbnü'l-Heysem'e göre eğitim almak, ilim talebi yolunda olmak, yitik bir hazine olan hikmetin peşinde olmakla eşdeğer kabul edilmiştir. Dolayısıyla eğitim, bu yitik hazineyi arama girişimidir.
"Hayatım boyunca sürdürmüş olduğum bütün mücadelemde şu üç hususu gerçekleştirmeyi hedefledim:
1. Hakikatten yana olup bu yolu tercih ve talep ederek hakkın peşinden koşan herkese hem hayatta iken hem de vefat ettikten sonra faydalı olmak.
2. Algı ve idrak kabiliyetimin iştigal ettiğim bütün ilimleri düşünebilmesi ve layıkıyla kavrayabilmesi için kendime bir riyazet ortamı oluşturmak.
3. Güçlük çekeceğim ihtiyarlık zamanıma hazır olmak."