Kişi her şeyi takıntı haline getirebilir. Belli sınırlar içinde
akıllıca olan herhangi bir şey, fazla uzatıldığında hastalığa
dönüşebilir. Tepki diğer uca gitmek demektir. Asilik ise çok
derin bir anlayış, belli bir fenomene dair büyük bir anlayıştır.
Ve asilik seni daima ortada tutar; sana denge kazandırır.
Ben birleşmiş bir dünyanın yanındayım. Ne bir Hintliyim,
ne Alman, ne de Çinliyim. Tüm dünyayı sahipleniyor ve
bütün milletlerin yok olmasını milliyetçilik egodur.
Her türlü milliyetçiliğe karşı oluşum da bu yüzden çünkü
bunun kökünde ego yatıyor. Bu ego insanları bölüp,
birbirleriyle savaşmalarına neden oluyor. Kine, düşmanlığa
neden oluyor. Ben her türlü milliyetçiliğe de, milliyete de karşıyım.
Ben her şeyin gerçek yüzünü ortaya çıkardığım, bir
röntgen makinası gibi çalıştığım için kızıyorlar. Kimse
röntgenden hoşlanmıyor çünkü o kemiklerini, iskeletini, kafatasını ortaya çıkarıyor. Sen ne kadar güzel olduğunu
düşünüyordun oysa, çıka çıka bu iskelet mi çıktın? Sen bu
musun gerçekten? Kızıyor, sinir oluyorsun.
İnsan kapasitesinin sınırı yoktur. Tüm sınırları bizim
inançlarımız yaratır; hiçbir sınır yoktur. İnsan sonsuzluğun bir
parçasıdır ve parça bütüne eşittir- yüksek matematiğin
kanunudur bu. Daha alt düzeyde bir matematik dünyasında
ise parça asla bütüne eşit değildir, parça bariz bir şekilde
bütünden ufaktır. Yüksek matematik dünyasında parça bütüne
eşittir, asla bütünden ufak değildir çünkü parça bütünün
kendisidir. Bütün parçayı kapsadığı gibi, parça da bütünü
kapsar. Bunlar hiçbir şekilde ayrı değildir, hiçbir yerde
ayrılmazlar. Hiçbir sınır parçayı bütünden ayırmaz. İki farklı
biçimde görülen tek bir gerçekliktir bu.